Umut Ege ve Minik Ekskavatörün Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin en tatlı gülümsediği bir köyde, minik Umut Ege yaşarmış. Umut Ege’nin en sevdiği şey, kocaman tekerlekleri ve sapsarı kovası olan bir ekskavatörmüş. O minik ekskavatör, her sabah Umut Ege’yle birlikte kum havuzunda çalışırmış.
Bir gün Umut Ege, eline minik kovasını almış, ekskavatörünü de yanına koyup bahçeye çıkmış. Orada yumuşacık kumları kazmaya başlamış. “Küçük ekskavatör, hadi birlikte bir tepe yapalım!” demiş. Ekskavatör de kovasını sallayarak “Vınn vınn!” diye cevap vermiş.
Tam o sırada yakındaki çiçeklerden biri üzgünmüş. Minik bir kelebek, çiçeğin yapraklarının üzerine konmuş. “Çiçek susamış,” demiş kelebek. Umut Ege hemen ekskavatörüyle küçük bir kanal kazmış. Su dolu kovasını kanala boşaltmış. Su, kumların arasından süzülüp çiçeğin köklerine ulaşmış. Çiçek hemen gülümsemiş, rengârenk açmış.
Kelebek çok sevinmiş: “Teşekkür ederim Umut Ege! Sen ne kadar iyi kalpli bir çocuksun!” demiş. Umut Ege, ekskavatörünü okşamış: “Biz birlikte her zorluğu yeneriz!” diye mırıldanmış.
Güneş batarken, Umut Ege ve minik ekskavatörü, kumdan yaptıkları tepeye çıkmışlar. Oradan tüm köyü izlemişler. Her yer huzurlu, her yer sevgi doluymuş. Bulutlar pamuk şekeri gibi süzülürken, Umut Ege esnemiş. Annesi gelip onu kucağına almış: “Umut Ege’m, bugün ne güzel yardım ettin. Şimdi uyku vakti,” demiş.
Küçük ekskavatör de yatağının yanına yerleşmiş. Umut Ege gözlerini kapatmış ve rüyasında devasa bir ekskavatörle gökyüzünde yıldızları kazıp, hepsine sevgi tohumları ekmiş. Sabah olduğunda, güneş yine doğmuş ve Umut Ege en iyi arkadaşı ekskavatörüyle yeni bir maceraya hazırmış.
Ve onlar hep mutlu, hep sevgi dolu yaşamışlar.
Bir gün Umut Ege, eline minik kovasını almış, ekskavatörünü de yanına koyup bahçeye çıkmış. Orada yumuşacık kumları kazmaya başlamış. “Küçük ekskavatör, hadi birlikte bir tepe yapalım!” demiş. Ekskavatör de kovasını sallayarak “Vınn vınn!” diye cevap vermiş.
Tam o sırada yakındaki çiçeklerden biri üzgünmüş. Minik bir kelebek, çiçeğin yapraklarının üzerine konmuş. “Çiçek susamış,” demiş kelebek. Umut Ege hemen ekskavatörüyle küçük bir kanal kazmış. Su dolu kovasını kanala boşaltmış. Su, kumların arasından süzülüp çiçeğin köklerine ulaşmış. Çiçek hemen gülümsemiş, rengârenk açmış.
Kelebek çok sevinmiş: “Teşekkür ederim Umut Ege! Sen ne kadar iyi kalpli bir çocuksun!” demiş. Umut Ege, ekskavatörünü okşamış: “Biz birlikte her zorluğu yeneriz!” diye mırıldanmış.
Güneş batarken, Umut Ege ve minik ekskavatörü, kumdan yaptıkları tepeye çıkmışlar. Oradan tüm köyü izlemişler. Her yer huzurlu, her yer sevgi doluymuş. Bulutlar pamuk şekeri gibi süzülürken, Umut Ege esnemiş. Annesi gelip onu kucağına almış: “Umut Ege’m, bugün ne güzel yardım ettin. Şimdi uyku vakti,” demiş.
Küçük ekskavatör de yatağının yanına yerleşmiş. Umut Ege gözlerini kapatmış ve rüyasında devasa bir ekskavatörle gökyüzünde yıldızları kazıp, hepsine sevgi tohumları ekmiş. Sabah olduğunda, güneş yine doğmuş ve Umut Ege en iyi arkadaşı ekskavatörüyle yeni bir maceraya hazırmış.
Ve onlar hep mutlu, hep sevgi dolu yaşamışlar.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!