Erdem ve Zombi Arkadaşının Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Küçük Erdem, güneşli bir sabah uyanmış. O gün, sevimli zombi arkadaşı Zümzüm ile ormana keşfe çıkacaklarmış. Zümzüm, aslında hiç de korkutucu değilmiş; yemyeşil tenli, kocaman gözlü ve hep gülümseyen bir zombiymiş. En sevdiği şey, Erdem ile birlikte yeni yerler keşfetmekmiş.
Erdem, sırt çantasına birkaç elma ve bir şişe su koymuş. Zümzüm de yanına bir sürü rengârenk çiçek almış, çünkü çiçekleri çok severmiş. İkisi birlikte ormanın yolunu tutmuşlar. Ormanda kuşlar cıvıl cıvıl şarkı söylüyor, kelebekler dans ediyormuş.
Yolda giderken, bir ağacın altında minik bir tavşan görmüşler. Tavşan üzgün görünüyormuş. Erdem hemen sormuş: "Neden üzgünsün küçük tavşan?" Tavşan, "Patikamı kaybettim, evimi bulamıyorum," demiş. Zümzüm hemen yardım etmek istemiş: "Merak etme, seni biz buluruz!" Erdem ve Zümzüm, tavşanı alıp birlikte aramaya başlamışlar.
Az ileride, parlayan yeşil bir mağara görmüşler. Mağaranın içinden tatlı bir ışık süzülüyormuş. İçeri girdiklerinde, her yer rengârenk meyvelerle doluymuş. Bu meyveler, "Sevgi Meyveleri"ymiş ve onları yiyen herkes çok mutlu olurmuş. Tavşan, "İşte benim evim burası!" diye sevinmiş. Meğer tavşan, bu mağarada yaşarmış.
Erdem ve Zümzüm, tavşana yardım ettikleri için çok mutlu olmuşlar. Birlikte mağaradaki meyvelerden yemişler. O kadar neşelenmişler ki, şarkı söyleyip oynamışlar. Sonra Erdem, Zümzüm'e dönüp, "Arkadaşlarına yardım etmek ne güzel," demiş. Zümzüm de gülümseyerek, "Evet, paylaşmak ve yardımlaşmak her şeyi güzelleştirir," diye cevap vermiş.
Gün batımında, Erdem ve Zümzüm evlerine dönmüşler. Erdem annesine mağaradan getirdiği bir Sevgi Meyvesi vermiş. Annesi çok mutlu olmuş ve onu kocaman öpmüş. O gece Erdem, yatağına yattığında, Zümzüm'ün yumuşacık patisiyle elini tuttuğunu
Erdem, sırt çantasına birkaç elma ve bir şişe su koymuş. Zümzüm de yanına bir sürü rengârenk çiçek almış, çünkü çiçekleri çok severmiş. İkisi birlikte ormanın yolunu tutmuşlar. Ormanda kuşlar cıvıl cıvıl şarkı söylüyor, kelebekler dans ediyormuş.
Yolda giderken, bir ağacın altında minik bir tavşan görmüşler. Tavşan üzgün görünüyormuş. Erdem hemen sormuş: "Neden üzgünsün küçük tavşan?" Tavşan, "Patikamı kaybettim, evimi bulamıyorum," demiş. Zümzüm hemen yardım etmek istemiş: "Merak etme, seni biz buluruz!" Erdem ve Zümzüm, tavşanı alıp birlikte aramaya başlamışlar.
Az ileride, parlayan yeşil bir mağara görmüşler. Mağaranın içinden tatlı bir ışık süzülüyormuş. İçeri girdiklerinde, her yer rengârenk meyvelerle doluymuş. Bu meyveler, "Sevgi Meyveleri"ymiş ve onları yiyen herkes çok mutlu olurmuş. Tavşan, "İşte benim evim burası!" diye sevinmiş. Meğer tavşan, bu mağarada yaşarmış.
Erdem ve Zümzüm, tavşana yardım ettikleri için çok mutlu olmuşlar. Birlikte mağaradaki meyvelerden yemişler. O kadar neşelenmişler ki, şarkı söyleyip oynamışlar. Sonra Erdem, Zümzüm'e dönüp, "Arkadaşlarına yardım etmek ne güzel," demiş. Zümzüm de gülümseyerek, "Evet, paylaşmak ve yardımlaşmak her şeyi güzelleştirir," diye cevap vermiş.
Gün batımında, Erdem ve Zümzüm evlerine dönmüşler. Erdem annesine mağaradan getirdiği bir Sevgi Meyvesi vermiş. Annesi çok mutlu olmuş ve onu kocaman öpmüş. O gece Erdem, yatağına yattığında, Zümzüm'ün yumuşacık patisiyle elini tuttuğunu
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!