Derin ve Rumi'nin Dostluk Macerası
Bir varmış bir yokmuş, minik mi minik bir çocuk varmış, adı Derin’miş. Derin’in en sevdiği arkadaşı, tüyleri pamuk gibi yumuşak, gözleri ışıl ışıl bir kediymiş. Adı Rumi’ymiş. Derin ve Rumi her sabah bahçede oyun oynar, çiçeklerin arasında koşuştururlarmış. Rumi mırlayarak Derin’in yanına gelir, başını onun eline sürtermiş. Derin de onu sevip, “Seni çok seviyorum Rumi,” dermiş.
Bir gün güneş pırıl pırıl parlarken, Rumi bahçenin en arkasındaki büyük ceviz ağacının altında bir şey bulmuş. Hemen Derin’e seslenmiş: “Miyav, miyav!” Derin koşarak gelmiş. Ne görsün? Minik, sarı tüylü bir kuş yavrusu, yuvasından düşmüş, kanadını kıpırdatamıyormuş. Derin çok üzülmüş ama hemen yardım etmek istemiş. “Rumi, bu kuş yavrusuna yardım etmeliyiz! Onu yuvasına geri koyalım,” demiş. Rumi de başını sallayarak kabul etmiş.
Derin, yavru kuşu yavaşça ellerine almış, Rumi de onun yanından ayrılmamış. Birlikte dikkatlice ağaca tırmanmışlar. Yuvayı bulunca, Derin yavru kuşu yavaşça içine bırakmış. Tam o sırada kuşun annesi gelmiş, sevinçle ötmüş. Minik yavru da annesine kavuşmuş, kanatlarını çırpmış. Derin ve Rumi aşağı inmişler, birbirlerine bakıp gülümsemişler.
O gün Derin çok mutluymuş. Anlamış ki gerçek dostluk, sadece oyun oynamak değil, aynı zamanda birbirine ve doğadaki tüm canlılara yardım etmekmiş. Rumi de onun en iyi dostuymuş. O gece gökyüzünde yıldızlar parıldarken, Derin Rumi’ye sarılmış, “İyi ki varsın Rumi, seninle her şey daha güzel,” demiş. Rumi de mırlayarak uykuya dalmış. Derin de gözlerini kapatmış, mutluluk içinde uyumuş. Ve hep böyle dost kalmışlar.
Bir gün güneş pırıl pırıl parlarken, Rumi bahçenin en arkasındaki büyük ceviz ağacının altında bir şey bulmuş. Hemen Derin’e seslenmiş: “Miyav, miyav!” Derin koşarak gelmiş. Ne görsün? Minik, sarı tüylü bir kuş yavrusu, yuvasından düşmüş, kanadını kıpırdatamıyormuş. Derin çok üzülmüş ama hemen yardım etmek istemiş. “Rumi, bu kuş yavrusuna yardım etmeliyiz! Onu yuvasına geri koyalım,” demiş. Rumi de başını sallayarak kabul etmiş.
Derin, yavru kuşu yavaşça ellerine almış, Rumi de onun yanından ayrılmamış. Birlikte dikkatlice ağaca tırmanmışlar. Yuvayı bulunca, Derin yavru kuşu yavaşça içine bırakmış. Tam o sırada kuşun annesi gelmiş, sevinçle ötmüş. Minik yavru da annesine kavuşmuş, kanatlarını çırpmış. Derin ve Rumi aşağı inmişler, birbirlerine bakıp gülümsemişler.
O gün Derin çok mutluymuş. Anlamış ki gerçek dostluk, sadece oyun oynamak değil, aynı zamanda birbirine ve doğadaki tüm canlılara yardım etmekmiş. Rumi de onun en iyi dostuymuş. O gece gökyüzünde yıldızlar parıldarken, Derin Rumi’ye sarılmış, “İyi ki varsın Rumi, seninle her şey daha güzel,” demiş. Rumi de mırlayarak uykuya dalmış. Derin de gözlerini kapatmış, mutluluk içinde uyumuş. Ve hep böyle dost kalmışlar.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!