Alina ve Pofuduk'un Dostluğu
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin her sabah gülümseyerek doğduğu, rengârenk çiçeklerin açtığı bir köyde, Alina adında tatlı mı tatlı bir kız çocuğu yaşarmış. Alina’nın en sevdiği şey köpekmiş. Her gün pencereden dışarı bakar, bahçede oynayan köpekleri izler, onların neşeli havlamalarına gülücükler saçarmış.
Bir sabah, Alina’nın kapısı tıp tıp çalınmış. Kapıyı açtığında, küçük, beyaz tüylü, minik patileri olan bir köpek yavrusu görmüş. Köpekçik, kocaman gözleriyle Alina’ya bakmış ve kuyruğunu sallamış. "Merhaba!" demiş Alina sevinçle. Köpekçik de sanki "Merhaba!" der gibi havlamış.
Alina, ona hemen bir isim vermek istemiş. Tüyleri pamuk gibi yumuşak olduğu için ona "Pofuduk" demiş. İkisi birlikte bahçede koşmaya, çiçeklerin arasında saklambaç oynamaya başlamışlar. Pofuduk, Alina’nın attığı topu getirir, Alina da ona sevgiyle sarılırmış.
Günlerden bir gün, Alina üzgünmüş çünkü en sevdiği oyuncağını kaybetmiş. Pofuduk, onun üzüldüğünü hemen anlamış ve burnuyla onu ittirip, bir çalının altına doğru koşmuş. Alina merakla peşinden gitmiş. Ne görsün? Kaybettiği oyuncağı orada, yaprakların arasında duruyormuş! Alina çok sevinmiş ve Pofuduk’a sıkı sıkı sarılmış. "Sen dünyanın en iyi arkadaşısın!" demiş.
O günden sonra Alina ile Pofuduk hiç ayrılmamışlar. Birlikte uyumuşlar, birlikte yemek yemişler, birlikte neşeyle zıplamışlar. Alina, Pofuduk’a her gün bir öpücük vermiş, Pofuduk da onu yalayarak cevap vermiş. Köydeki herkes bu iki dostu görünce mutlu olurmuş.
Bir gece, yıldızlar gökyüzünde parıldarken, Alina Pofuduk’a sormuş: "Pofuduk, dostluk nedir?" Pofuduk başını onun kucağına koymuş ve mışıl mışıl uyumuş. Alina da onun yumuşak tüylerini okşarken anlamış ki, dostluk birlikte paylaşılan gülücükler, sıcacık bir kucak ve hiç bitmeyen sevgidir.
Ve o gece, Alina ve Pofuduk, ay ışığının altında, en tatlı rüyalara dalmışlar.
Bir sabah, Alina’nın kapısı tıp tıp çalınmış. Kapıyı açtığında, küçük, beyaz tüylü, minik patileri olan bir köpek yavrusu görmüş. Köpekçik, kocaman gözleriyle Alina’ya bakmış ve kuyruğunu sallamış. "Merhaba!" demiş Alina sevinçle. Köpekçik de sanki "Merhaba!" der gibi havlamış.
Alina, ona hemen bir isim vermek istemiş. Tüyleri pamuk gibi yumuşak olduğu için ona "Pofuduk" demiş. İkisi birlikte bahçede koşmaya, çiçeklerin arasında saklambaç oynamaya başlamışlar. Pofuduk, Alina’nın attığı topu getirir, Alina da ona sevgiyle sarılırmış.
Günlerden bir gün, Alina üzgünmüş çünkü en sevdiği oyuncağını kaybetmiş. Pofuduk, onun üzüldüğünü hemen anlamış ve burnuyla onu ittirip, bir çalının altına doğru koşmuş. Alina merakla peşinden gitmiş. Ne görsün? Kaybettiği oyuncağı orada, yaprakların arasında duruyormuş! Alina çok sevinmiş ve Pofuduk’a sıkı sıkı sarılmış. "Sen dünyanın en iyi arkadaşısın!" demiş.
O günden sonra Alina ile Pofuduk hiç ayrılmamışlar. Birlikte uyumuşlar, birlikte yemek yemişler, birlikte neşeyle zıplamışlar. Alina, Pofuduk’a her gün bir öpücük vermiş, Pofuduk da onu yalayarak cevap vermiş. Köydeki herkes bu iki dostu görünce mutlu olurmuş.
Bir gece, yıldızlar gökyüzünde parıldarken, Alina Pofuduk’a sormuş: "Pofuduk, dostluk nedir?" Pofuduk başını onun kucağına koymuş ve mışıl mışıl uyumuş. Alina da onun yumuşak tüylerini okşarken anlamış ki, dostluk birlikte paylaşılan gülücükler, sıcacık bir kucak ve hiç bitmeyen sevgidir.
Ve o gece, Alina ve Pofuduk, ay ışığının altında, en tatlı rüyalara dalmışlar.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!