Hasan Berk ve Küçük Kırmızı Arabanın Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Küçük, sevimli bir evde Hasan Berk adında bir çocuk yaşarmış. Hasan Berk’in en sevdiği şey, parlak kırmızı renkli küçük arabasıymış. Her akşam yatağına girmeden önce arabasına sarılır, onunla hayaller kurarmış.
Bir gece, Hasan Berk uykuya dalınca küçük kırmızı arabası canlanmış. “Hasan Berk, haydi bir maceraya çıkalım!” demiş. Hasan Berk uyanmış ve sevinçle “Olur!” demiş. Arabaya binmişler ve yıldızların altında yolculuğa başlamışlar.
Ormanın içinden geçerken bir kelebek görmüşler. Kelebek üzgünmüş çünkü kanadına bir yaprak yapışmış. Hasan Berk hemen arabasından inmiş, “Merak etme kelebek kardeş, sana yardım ederim,” demiş. Yaprağı nazikçe almış, kelebek uçup gitmiş. “Teşekkür ederim Hasan Berk, sen çok iyi kalplisin!” diye cıvıldamış.
Biraz daha gittiklerinde bir tavşanla karşılaşmışlar. Tavşan bir ağacın altında oturuyormuş. “Neden üzgünsün?” diye sormuş Hasan Berk. Tavşan “Havuçlarımı toplamama yardım edecek birini arıyorum,” demiş. Hasan Berk arabasındaki küçük sepeti almış ve tavşanla birlikte havuçları toplamış. Tavşan çok mutlu olmuş, “Ne iyi bir arkadaşsın!” demiş.
Sonra yollarına devam etmişler. Karşılarına küçük bir dere çıkmış. Köprü yokmuş, ama küçük kırmızı araba suyun üstünde rahatça gidebiliyormuş. Hasan Berk dereyi geçerken “Ne güzel bir araba, her yere gider!” diye düşünmüş.
En sonunda yemyeşil bir çayıra varmışlar. Çayırda papatyalar, rengârenk çiçekler açmış. Hasan Berk arabasından inmiş, çiçeklerin arasında koşmuş. Bir anda gökyüzünde parlak bir yıldız kaymış ve “Çok yardımsever olduğun için sana bu yıldızı hediye ediyorum,” demiş. Yıldız, Hasan Berk’in cebine girmiş ve onu sevgiyle ısıtmış.
Eve döndüklerinde Hasan Berk küçük kırmızı arabasına sıkıca sarılmış. “Bugün ne güzel bir maceraydı! Arkadaşlara yardım etmek ne kadar güzel,” demiş. Sonra mışıl mışıl uykuya dalmış. Rüyasında kelebek, tavşan ve tüm arkadaşları ona gülümsüyormuş. Uyandığında cebinde hâlâ o dost yıldızının sıcaklığını hissetmiş ve gülümsemiş.
Bir gece, Hasan Berk uykuya dalınca küçük kırmızı arabası canlanmış. “Hasan Berk, haydi bir maceraya çıkalım!” demiş. Hasan Berk uyanmış ve sevinçle “Olur!” demiş. Arabaya binmişler ve yıldızların altında yolculuğa başlamışlar.
Ormanın içinden geçerken bir kelebek görmüşler. Kelebek üzgünmüş çünkü kanadına bir yaprak yapışmış. Hasan Berk hemen arabasından inmiş, “Merak etme kelebek kardeş, sana yardım ederim,” demiş. Yaprağı nazikçe almış, kelebek uçup gitmiş. “Teşekkür ederim Hasan Berk, sen çok iyi kalplisin!” diye cıvıldamış.
Biraz daha gittiklerinde bir tavşanla karşılaşmışlar. Tavşan bir ağacın altında oturuyormuş. “Neden üzgünsün?” diye sormuş Hasan Berk. Tavşan “Havuçlarımı toplamama yardım edecek birini arıyorum,” demiş. Hasan Berk arabasındaki küçük sepeti almış ve tavşanla birlikte havuçları toplamış. Tavşan çok mutlu olmuş, “Ne iyi bir arkadaşsın!” demiş.
Sonra yollarına devam etmişler. Karşılarına küçük bir dere çıkmış. Köprü yokmuş, ama küçük kırmızı araba suyun üstünde rahatça gidebiliyormuş. Hasan Berk dereyi geçerken “Ne güzel bir araba, her yere gider!” diye düşünmüş.
En sonunda yemyeşil bir çayıra varmışlar. Çayırda papatyalar, rengârenk çiçekler açmış. Hasan Berk arabasından inmiş, çiçeklerin arasında koşmuş. Bir anda gökyüzünde parlak bir yıldız kaymış ve “Çok yardımsever olduğun için sana bu yıldızı hediye ediyorum,” demiş. Yıldız, Hasan Berk’in cebine girmiş ve onu sevgiyle ısıtmış.
Eve döndüklerinde Hasan Berk küçük kırmızı arabasına sıkıca sarılmış. “Bugün ne güzel bir maceraydı! Arkadaşlara yardım etmek ne kadar güzel,” demiş. Sonra mışıl mışıl uykuya dalmış. Rüyasında kelebek, tavşan ve tüm arkadaşları ona gülümsüyormuş. Uyandığında cebinde hâlâ o dost yıldızının sıcaklığını hissetmiş ve gülümsemiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!