Ege ve Bluey’nin Macera Dolu Uyku Öncesi Gezisi
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin tatlı tatlı battığı, yıldızların gökyüzünde parlamaya başladığı bir akşamüstü, minik Ege uyku vakti gelince heyecanla yatağına uzandı. En sevdiği oyun arkadaşı Bluey de yanındaydı. Bluey, mavi tüylü, kocaman kulaklı ve her zaman gülümseyen bir köpekti. Ege, Bluey’e sarıldı ve gözlerini kapattı.
O anda, odanın ortasında küçük, ışıltılı bir kapı beliriverdi. Bluey kuyruğunu sallayarak kapıyı işaret etti. Ege merakla kalktı ve Bluey’le birlikte kapıdan geçtiler. Karşılarında rengârenk çiçeklerle dolu, yumuşacık bir çayır uzanıyordu. Kelebekler pır pır uçuyor, arılar vız vız çiçeklerden polen topluyordu.
Bluey, Ege’ye döndü ve “Hadi, birlikte bir maceraya çıkalım!” dedi. Ege sevinçle başını salladı. Önce bir tavşanın peşinden koştular, sonra minik bir dereyi zıplayarak geçtiler. Dere kenarında parlak taşlar vardı; Ege en güzelini alıp cebine koydu. Bluey de bir tane buldu ve ikisi birlikte güldüler.
Tam o sırada, bir ağacın altında küçük, üzgün bir kuş gördüler. Kuş, yuvasını bulamıyordu. Ege hemen Bluey’e baktı. Bluey “Ona yardım edelim!” dedi. Ege, cebindeki parlak taşı kuşa gösterdi ve “Bu taş yolunu aydınlatsın,” dedi. Kuş, taşın ışığıyla yuvasını hemen buldu ve sevinçle şarkı söylemeye başladı. Ege ve Bluey de mutlu oldular.
Sonra birlikte uçan balonlara bindiler ve pamuk gibi bulutların arasında süzüldüler. Bulutlar o kadar yumuşaktı ki Ege uzanıp bir parça yemek istedi ama Bluey gülerek “Onlar sadece bulut, tatlım!” dedi. Biraz daha gezindikten sonra Ege esnemeye başladı. Bluey, “Artık uyku vakti, hadi evimize dönelim,” dedi.
Işıltılı kapı tekrar açıldı. Ege, Bluey’e sımsıkı sarıldı ve “Bu en güzel maceramdı,” dedi. Yatağına uzandığında gözleri kapanırken Bluey de onun yanına kıvrıldı. O gece rüyasında rengârenk çiçekler, uçan balonlar ve minik kuşlar gördü.
Ve Ege, arkadaşlarına yardım etmenin ne kadar güzel olduğunu bilerek huzurla uyudu.
O anda, odanın ortasında küçük, ışıltılı bir kapı beliriverdi. Bluey kuyruğunu sallayarak kapıyı işaret etti. Ege merakla kalktı ve Bluey’le birlikte kapıdan geçtiler. Karşılarında rengârenk çiçeklerle dolu, yumuşacık bir çayır uzanıyordu. Kelebekler pır pır uçuyor, arılar vız vız çiçeklerden polen topluyordu.
Bluey, Ege’ye döndü ve “Hadi, birlikte bir maceraya çıkalım!” dedi. Ege sevinçle başını salladı. Önce bir tavşanın peşinden koştular, sonra minik bir dereyi zıplayarak geçtiler. Dere kenarında parlak taşlar vardı; Ege en güzelini alıp cebine koydu. Bluey de bir tane buldu ve ikisi birlikte güldüler.
Tam o sırada, bir ağacın altında küçük, üzgün bir kuş gördüler. Kuş, yuvasını bulamıyordu. Ege hemen Bluey’e baktı. Bluey “Ona yardım edelim!” dedi. Ege, cebindeki parlak taşı kuşa gösterdi ve “Bu taş yolunu aydınlatsın,” dedi. Kuş, taşın ışığıyla yuvasını hemen buldu ve sevinçle şarkı söylemeye başladı. Ege ve Bluey de mutlu oldular.
Sonra birlikte uçan balonlara bindiler ve pamuk gibi bulutların arasında süzüldüler. Bulutlar o kadar yumuşaktı ki Ege uzanıp bir parça yemek istedi ama Bluey gülerek “Onlar sadece bulut, tatlım!” dedi. Biraz daha gezindikten sonra Ege esnemeye başladı. Bluey, “Artık uyku vakti, hadi evimize dönelim,” dedi.
Işıltılı kapı tekrar açıldı. Ege, Bluey’e sımsıkı sarıldı ve “Bu en güzel maceramdı,” dedi. Yatağına uzandığında gözleri kapanırken Bluey de onun yanına kıvrıldı. O gece rüyasında rengârenk çiçekler, uçan balonlar ve minik kuşlar gördü.
Ve Ege, arkadaşlarına yardım etmenin ne kadar güzel olduğunu bilerek huzurla uyudu.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!