Ayça ve Sihirli Unicorn Bahçesi
Bir zamanlar, yıldızların parıl parıl parladığı, ay ışığının papatyaları okşadığı bir ülkede, Ayça adında altı yaşında tatlı mı tatlı bir kız yaşarmış. Ayça’nın en sevdiği şey unicornlarmış. Odasında unicornlu yastıklar, unicornlu kitaplar, hatta unicornlu terlikleri varmış. Her gece uyumadan önce pencereden gökyüzüne bakar, “Keşke bir unicornla tanışsam,” diye fısıldarmış.
Bir akşam, Ayça yatağına girdiğinde, penceresinin önünde parlak bir ışık belirmiş. Işık, gökkuşağı renklerinde dans ediyormuş. Ayça merakla pencereye koşmuş. Karşısında, yeleleri ay ışığı gibi parlayan, boynuzu yıldız tozuyla kaplı, minik bir unicorn duruyormuş! Unicorn, tatlı bir sesle, “Merhaba Ayça, ben Pırıltı. Sihirli Bahçe’ye gitmek ister misin?” demiş.
Ayça sevinçle ellerini çırpmış. Pırıltı’nın sırtına atlamış ve birlikte gökyüzünde süzülmüşler. Bulutların arasından geçerken, pamuk şeker gibi yumuşak bulutlara dokunmuşlar. Sonunda, rengarenk çiçeklerin açtığı, kelebeklerin dans ettiği, derelerin gümüş gibi aktığı bir bahçeye varmışlar. Burası Sihirli Unicorn Bahçesi’ymiş.
Bahçede, başka unicornlar da varmış. Hepsi Ayça’yı görünce sevinçle kişnemişler. Pırıltı, “Bu bahçede herkes birbirine yardım eder, oyunlar oynar ve mutlu olur,” demiş. Ayça, unicornlarla saklambaç oynamış, onlara şarkılar söylemiş. Bir unicorn’un boynuzuyla çiçekleri suladığını görmüş. Ayça da küçük kovasıyla su taşımış, çiçeklere yardım etmiş.
Gökyüzü kızıllaşmaya başlayınca, Pırıltı, “Artık eve dönme zamanı,” demiş. Ayça biraz üzülmüş ama Pırıltı, “Her gece rüyalarında beni görebilirsin. Yeter ki kalbin sevgiyle dolu olsun,” diye fısıldamış. Ayça, Pırıltı’ya sarılmış, yelelerini okşamış. Sonra birlikte Ayça’nın odasına dönmüşler.
Pırıltı, Ayça’yı yatağına yatırmış, üstünü örtmüş. “İyi geceler Ayça. Yarın da arkadaşlarına yardım etmeyi unutma,” demiş ve pencereden süzülüp gitmiş. Ayça, mutlulukla gülümsemiş. Gözlerini kapatmış ve tatlı rüyalara dalmış. O gece, rüyasında yine Pırıltı’yı ve Sihirli Unicorn Bahçesi’ni görmüş. Ve her gece, sevgiyle ve yardımseverlikle dolu olduğu sürece, sihrin hep onunla olacağını bilmiş.
Bir akşam, Ayça yatağına girdiğinde, penceresinin önünde parlak bir ışık belirmiş. Işık, gökkuşağı renklerinde dans ediyormuş. Ayça merakla pencereye koşmuş. Karşısında, yeleleri ay ışığı gibi parlayan, boynuzu yıldız tozuyla kaplı, minik bir unicorn duruyormuş! Unicorn, tatlı bir sesle, “Merhaba Ayça, ben Pırıltı. Sihirli Bahçe’ye gitmek ister misin?” demiş.
Ayça sevinçle ellerini çırpmış. Pırıltı’nın sırtına atlamış ve birlikte gökyüzünde süzülmüşler. Bulutların arasından geçerken, pamuk şeker gibi yumuşak bulutlara dokunmuşlar. Sonunda, rengarenk çiçeklerin açtığı, kelebeklerin dans ettiği, derelerin gümüş gibi aktığı bir bahçeye varmışlar. Burası Sihirli Unicorn Bahçesi’ymiş.
Bahçede, başka unicornlar da varmış. Hepsi Ayça’yı görünce sevinçle kişnemişler. Pırıltı, “Bu bahçede herkes birbirine yardım eder, oyunlar oynar ve mutlu olur,” demiş. Ayça, unicornlarla saklambaç oynamış, onlara şarkılar söylemiş. Bir unicorn’un boynuzuyla çiçekleri suladığını görmüş. Ayça da küçük kovasıyla su taşımış, çiçeklere yardım etmiş.
Gökyüzü kızıllaşmaya başlayınca, Pırıltı, “Artık eve dönme zamanı,” demiş. Ayça biraz üzülmüş ama Pırıltı, “Her gece rüyalarında beni görebilirsin. Yeter ki kalbin sevgiyle dolu olsun,” diye fısıldamış. Ayça, Pırıltı’ya sarılmış, yelelerini okşamış. Sonra birlikte Ayça’nın odasına dönmüşler.
Pırıltı, Ayça’yı yatağına yatırmış, üstünü örtmüş. “İyi geceler Ayça. Yarın da arkadaşlarına yardım etmeyi unutma,” demiş ve pencereden süzülüp gitmiş. Ayça, mutlulukla gülümsemiş. Gözlerini kapatmış ve tatlı rüyalara dalmış. O gece, rüyasında yine Pırıltı’yı ve Sihirli Unicorn Bahçesi’ni görmüş. Ve her gece, sevgiyle ve yardımseverlikle dolu olduğu sürece, sihrin hep onunla olacağını bilmiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!