Mısra ve Ayza'nın Dostluk Ormanı
Bir varmış, bir yokmuş... Masmavi gökyüzünün altında, rengarenk çiçeklerle dolu bir ormanda, Mısra adında sevimli bir kız yaşarmış. Mısra'nın en yakın arkadaşı, tüyleri yumuşacık, kulakları uzun bir tavşan olan Ayza'ymış. Mısra ve Ayza her sabah birlikte ormanda yürüyüş yapar, kuşların şarkılarını dinler, kelebekleri izlermiş.
Bir gün, ormanın derinliklerinden minik bir ses duymuşlar. "Cik cik, cik cik!" Mısra ve Ayza sesin geldiği yöne bakmışlar. Bir ağacın dalında, yuvasından düşmüş minik bir kuş görmüşler. Kuş çok üzgünmüş çünkü yuvası rüzgarda sallanmış ve yavrusu yere düşmüş. Mısra hemen yavru kuşu avuçlarına almış, nazikçe okşamış. Ayza da merakla yaklaşmış, kocaman gözleriyle kuşa bakmış.
"Merak etme, sana yardım edeceğiz," demiş Mısra. Ayza başıyla onaylamış. Birlikte yuvayı bulmuşlar. Yuvada bir kırık dal varmış. Mısra, "Ayza, sen bana kuru otlar getirir misin?" demiş. Ayza sevinçle zıplayarak kuru otlar toplamış. Mısra da yuvayı örmüş, kırık dalı yerine koymuş. Sonra yavru kuşu dikkatlice yuvasına yerleştirmiş. Kuşun annesi gelmiş, yavrusunu görünce çok mutlu olmuş. Minik kuş da neşeyle ötmüş: "Cik cik, teşekkür ederim!"
Mısra ve Ayza, birlikte bir iyilik yapmanın mutluluğuyla ormanda yürümeye devam etmişler. Ayza, Mısra'nın elini sıcacık tutmuş. Mısra, "Ayza, sen benim en iyi arkadaşımsın," demiş. "Birlikte çalışınca her şeyi başarabiliriz." Ayza da başını sallamış, gözleri parlıyormuş.
O günden sonra Mısra ve Ayza, ormandaki bütün hayvanlara yardım etmişler. Sincaplara ceviz bulmuşlar, tavşanlara taze havuçlar getirmişler, kelebeklere çiçeklerin yerini göstermişler. Ormandaki herkes onları çok sevmiş.
Akşam olunca, yıldızlar gökyüzünde parlamaya başlamış. Mısra, Ayza'yı kucağına almış, sıcacık yatağına uzanmış. "İyi ki varsın Ayza," diye fısıldamış. "Birlikte olduğumuz sürece her şey güzel." Gözlerini kapatmış, Ayza'nın yumuşacık tüylerine sarılmış. Rüyalarında bile arkadaşıyla birlikte ormanda koşmuşlar, gülmüşler, dans etmişler. Ve hep birlikte, sevgi dolu bir uykuya dalmışlar.
Masal burada bitmiş. Mısra ve Ayza'nın dostluğu, gökyüzündeki yıldızlar gibi hep parlamış.
Bir gün, ormanın derinliklerinden minik bir ses duymuşlar. "Cik cik, cik cik!" Mısra ve Ayza sesin geldiği yöne bakmışlar. Bir ağacın dalında, yuvasından düşmüş minik bir kuş görmüşler. Kuş çok üzgünmüş çünkü yuvası rüzgarda sallanmış ve yavrusu yere düşmüş. Mısra hemen yavru kuşu avuçlarına almış, nazikçe okşamış. Ayza da merakla yaklaşmış, kocaman gözleriyle kuşa bakmış.
"Merak etme, sana yardım edeceğiz," demiş Mısra. Ayza başıyla onaylamış. Birlikte yuvayı bulmuşlar. Yuvada bir kırık dal varmış. Mısra, "Ayza, sen bana kuru otlar getirir misin?" demiş. Ayza sevinçle zıplayarak kuru otlar toplamış. Mısra da yuvayı örmüş, kırık dalı yerine koymuş. Sonra yavru kuşu dikkatlice yuvasına yerleştirmiş. Kuşun annesi gelmiş, yavrusunu görünce çok mutlu olmuş. Minik kuş da neşeyle ötmüş: "Cik cik, teşekkür ederim!"
Mısra ve Ayza, birlikte bir iyilik yapmanın mutluluğuyla ormanda yürümeye devam etmişler. Ayza, Mısra'nın elini sıcacık tutmuş. Mısra, "Ayza, sen benim en iyi arkadaşımsın," demiş. "Birlikte çalışınca her şeyi başarabiliriz." Ayza da başını sallamış, gözleri parlıyormuş.
O günden sonra Mısra ve Ayza, ormandaki bütün hayvanlara yardım etmişler. Sincaplara ceviz bulmuşlar, tavşanlara taze havuçlar getirmişler, kelebeklere çiçeklerin yerini göstermişler. Ormandaki herkes onları çok sevmiş.
Akşam olunca, yıldızlar gökyüzünde parlamaya başlamış. Mısra, Ayza'yı kucağına almış, sıcacık yatağına uzanmış. "İyi ki varsın Ayza," diye fısıldamış. "Birlikte olduğumuz sürece her şey güzel." Gözlerini kapatmış, Ayza'nın yumuşacık tüylerine sarılmış. Rüyalarında bile arkadaşıyla birlikte ormanda koşmuşlar, gülmüşler, dans etmişler. Ve hep birlikte, sevgi dolu bir uykuya dalmışlar.
Masal burada bitmiş. Mısra ve Ayza'nın dostluğu, gökyüzündeki yıldızlar gibi hep parlamış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!