Kuzey ve Yıldız Arkadaşı
Bir zamanlar, gökyüzüne hayran minik bir çocuk varmış. Adı Kuzey’miş. Kuzey, her gece penceresinden dışarı bakar, parlayan yıldızlara el sallarmış. En sevdiği şey yıldızlarmış. Onların ışıltısına bakarken içi sevinçle dolar, küçük elleriyle onlara uzanmak istermiş.
Bir akşam, Kuzey yatağına yattığında pencereden içeri yumuacık bir ışık girmiş. O da ne? Minik, altın sarısı bir yıldız, usulca odasına süzülmüş. Yıldız, Kuzey’in yanına gelip cıvıl cıvıl bir sesle, “Merhaba Kuzey! Ben Şipşak, senin yıldız arkadaşınım. Seni çok seviyorum, her gece bana gülümsediğini görüyorum,” demiş.
Kuzey çok mutlu olmuş. Şipşak’a sıkıca sarılmış. Sonra Şipşak, “Hadi, seni gökyüzünde bir yolculuğa çıkarayım,” demiş. Kuzey’in elinden tutup onu bulutların üzerine kaldırmış. Orada pamuk gibi bulutlar varmış. Kuzey, bulutların üzerinde zıplamış, hoplamış. Etrafta parlayan başka yıldızlar da varmış. Hepsi Kuzey’e gülümseyip “Hoş geldin!” demiş.
Şipşak, Kuzey’e en parlak yıldızları göstermiş. “Bak, şu büyük yıldız, dostluk yıldızıdır. Her zaman arkadaşlarını düşünür, onlara yardım eder,” demiş. Kuzey, “Ben de arkadaşlarıma yardım etmeyi çok severim!” diye cevap vermiş. Şipşak gururla parlamış.
Derken bir ay ışığı belirmiş. Ay dede, Kuzey’e “Güzel çocuk, yıldızlar gibi parlak olmak istiyorsan, kalbini sevgiyle doldur,” demiş. Kuzey başını sallamış. Sonra Şipşak, Kuzey’i tekrar odasına getirmiş. “Artık uyku zamanı, yarın yine buluşuruz,” demiş. Kuzey, “Teşekkür ederim Şipşak, seni çok seviyorum,” demiş. Yıldız, Kuzey’in alnına minik bir öpücük kondurup kaybolmuş.
O gece Kuzey, yıldızlarla arkadaş olduğu için çok mutlu uyumuş. Gökyüzüne baktığında, en parlak yıldızın hep onu beklediğini biliyormuş. Ve her zaman, sevgi dolu bir kalbin, en güçlü ışık olduğunu unutmamış.
Bir akşam, Kuzey yatağına yattığında pencereden içeri yumuacık bir ışık girmiş. O da ne? Minik, altın sarısı bir yıldız, usulca odasına süzülmüş. Yıldız, Kuzey’in yanına gelip cıvıl cıvıl bir sesle, “Merhaba Kuzey! Ben Şipşak, senin yıldız arkadaşınım. Seni çok seviyorum, her gece bana gülümsediğini görüyorum,” demiş.
Kuzey çok mutlu olmuş. Şipşak’a sıkıca sarılmış. Sonra Şipşak, “Hadi, seni gökyüzünde bir yolculuğa çıkarayım,” demiş. Kuzey’in elinden tutup onu bulutların üzerine kaldırmış. Orada pamuk gibi bulutlar varmış. Kuzey, bulutların üzerinde zıplamış, hoplamış. Etrafta parlayan başka yıldızlar da varmış. Hepsi Kuzey’e gülümseyip “Hoş geldin!” demiş.
Şipşak, Kuzey’e en parlak yıldızları göstermiş. “Bak, şu büyük yıldız, dostluk yıldızıdır. Her zaman arkadaşlarını düşünür, onlara yardım eder,” demiş. Kuzey, “Ben de arkadaşlarıma yardım etmeyi çok severim!” diye cevap vermiş. Şipşak gururla parlamış.
Derken bir ay ışığı belirmiş. Ay dede, Kuzey’e “Güzel çocuk, yıldızlar gibi parlak olmak istiyorsan, kalbini sevgiyle doldur,” demiş. Kuzey başını sallamış. Sonra Şipşak, Kuzey’i tekrar odasına getirmiş. “Artık uyku zamanı, yarın yine buluşuruz,” demiş. Kuzey, “Teşekkür ederim Şipşak, seni çok seviyorum,” demiş. Yıldız, Kuzey’in alnına minik bir öpücük kondurup kaybolmuş.
O gece Kuzey, yıldızlarla arkadaş olduğu için çok mutlu uyumuş. Gökyüzüne baktığında, en parlak yıldızın hep onu beklediğini biliyormuş. Ve her zaman, sevgi dolu bir kalbin, en güçlü ışık olduğunu unutmamış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!