Kıvanç ve Aydede'nin Macerası
Bir akşam, küçük Kıvanç en sevdiği oyuncağı dudu’ya sarılmış, pencereden gökyüzüne bakıyordu. Tam o sırada parlak Aydede bulutların arasından süzülüp ona gülümsedi. "Merhaba Kıvanç, benimle bir yolculuğa çıkmak ister misin?" dedi. Kıvanç önce anneannesine, annesine ve babasına sordu. Onlar da "Tabii, ama Aydede’nin elini sıkı tut ve dudu’yu da yanına al," dediler.
Küçük bir elma şekeri kadar yumuşak bir bulut geldi pencerenin önüne. Kıvanç dudu’yla birlikte buluta bindi, Aydede de önlerine düştü. Bulut usulca yükseldi, yıldızların arasında dans ederek ilerledi. Bir ara Kıvanç, "Aydede, anneannem de gelsin," dedi. Aydede hemen bir ışık huzmesi gönderdi. Anneanne de ellerinde sıcacık bir süt dolu fincanla gelip buluta oturdu. "Gel bakalım torunum," dedi, Kıvanç'ı öpücüklere boğdu.
Birlikte pamuktan bir köprüye vardılar. Köprünün üstünde şarkı söyleyen yıldızlar vardı: "Pır pır eder yıldızlar, sevgiyle dolar her an." Kıvanç da dudu’yla birlikte onlara eşlik etti. Sonra aniden bir fısıltı duyuldu: "Kıvanç, annen ve baban da seni çok seviyor." Kıvanç dönüp baktığında annesini ve babasını da bulutun üstünde gördü. Meğer onlar da sessizce gelmiş, onu izliyormuş.
Hep birlikte Aydede’nin gümüşten evine gittiler. Evin kapısı yıldız tozundan yapılmıştı. İçeride bir sürü oyuncak, balon ve rengârenk ışıklar vardı. Kıvanç dudu’yu kaldırıp "Burası çok güzel!" diye bağırdı. Aydede, "Sevgi dolu kalpler hep böyle güzel yerlere gider," dedi.
Sonra Aydede onlara bir hediye verdi: İçinde parlayan küçük bir yıldız. "Bu yıldız, sevginizi hatırlasın. Ne zaman uyumak isterseniz, onu yastığınızın altına koyun," dedi.
Kıvanç hepsine sarıldı, özellik
Küçük bir elma şekeri kadar yumuşak bir bulut geldi pencerenin önüne. Kıvanç dudu’yla birlikte buluta bindi, Aydede de önlerine düştü. Bulut usulca yükseldi, yıldızların arasında dans ederek ilerledi. Bir ara Kıvanç, "Aydede, anneannem de gelsin," dedi. Aydede hemen bir ışık huzmesi gönderdi. Anneanne de ellerinde sıcacık bir süt dolu fincanla gelip buluta oturdu. "Gel bakalım torunum," dedi, Kıvanç'ı öpücüklere boğdu.
Birlikte pamuktan bir köprüye vardılar. Köprünün üstünde şarkı söyleyen yıldızlar vardı: "Pır pır eder yıldızlar, sevgiyle dolar her an." Kıvanç da dudu’yla birlikte onlara eşlik etti. Sonra aniden bir fısıltı duyuldu: "Kıvanç, annen ve baban da seni çok seviyor." Kıvanç dönüp baktığında annesini ve babasını da bulutun üstünde gördü. Meğer onlar da sessizce gelmiş, onu izliyormuş.
Hep birlikte Aydede’nin gümüşten evine gittiler. Evin kapısı yıldız tozundan yapılmıştı. İçeride bir sürü oyuncak, balon ve rengârenk ışıklar vardı. Kıvanç dudu’yu kaldırıp "Burası çok güzel!" diye bağırdı. Aydede, "Sevgi dolu kalpler hep böyle güzel yerlere gider," dedi.
Sonra Aydede onlara bir hediye verdi: İçinde parlayan küçük bir yıldız. "Bu yıldız, sevginizi hatırlasın. Ne zaman uyumak isterseniz, onu yastığınızın altına koyun," dedi.
Kıvanç hepsine sarıldı, özellik
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!