Ahmet ve Uçan Kurbağa Zıpzıp
Bir varmış, bir yokmuş. Yemyeşil bir ormanın kıyısında, küçük bir evde Ahmet adında yedi yaşında bir çocuk yaşarmış. Ahmet’in en sevdiği şey, rengârenk bir uçan kurbağaymış. Adı Zıpzıp’mış. Zıpzıp’ın sırtında minik, parlak kanatları varmış ve güneş vurunca gökkuşağı gibi ışıldarmış.
Bir sabah Ahmet, Zıpzıp’la birlikte ormanda yürüyüşe çıkmış. Derken minik bir tavşan ağlıyormuş bir ağacın dibinde. Ahmet hemen yanına gitmiş. “Neden üzgünsün küçük tavşan?” diye sormuş. Tavşan, “En sevdiğim mavi havuç düştü ve bir taşın altında kaldı. Çıkaramıyorum,” demiş. Ahmet, Zıpzıp’a bakmış. Zıpzıp hemen anlamış, güçlü bacaklarıyla taşı itmiş ama kıpırdamamış. O zaman Zıpzıp, kanatlarını çırparak havaya yükselmiş, taşın üstüne bir su birikintisi sıçratmış. Taş kayganlaşmış ve Ahmet iki eliyle iterek havuçu kurtarmış. Tavşan çok sevinmiş, “Teşekkür ederim, siz gerçek birer kahramansınız!” demiş.
Ahmet ve Zıpzıp yollarına devam ederken, bu sefer bir kelebek görmüşler. Kelebek, rüzgârda uçan yaprakları toplamaya çalışıyormuş. Ahmet ona yardım etmeyi teklif etmiş. Zıpzıp havaya uçup yaprakları tek tek yakalamış, Ahmet de bir sepete koymuş. Kelebek, “Sizin sayenizde yapraklarımla sıcacık bir yuva yapabileceğim,” diyerek onlara kanat çırpmış.
Gün batarken Ahmet ve Zıpzıp eve dönmüş. Ahmet, o gün yardım etmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu anlamış. Zıpzıp da onun en iyi dostu olduğu için mutlulukla zıplamış. O gece Ahmet, Zıpzıp’a sarılıp uykuya dalmış. Rüyasında bütün orman hayvanları el ele tutuşmuş, hep birlikte uçan kurbağanın kanatlarında süzülüyormuş. Ahmet, dostlukla her zorluğun üstesinden gelinebileceğini öğrenmiş. Ve herkes mutlu yaşamış.
Bir sabah Ahmet, Zıpzıp’la birlikte ormanda yürüyüşe çıkmış. Derken minik bir tavşan ağlıyormuş bir ağacın dibinde. Ahmet hemen yanına gitmiş. “Neden üzgünsün küçük tavşan?” diye sormuş. Tavşan, “En sevdiğim mavi havuç düştü ve bir taşın altında kaldı. Çıkaramıyorum,” demiş. Ahmet, Zıpzıp’a bakmış. Zıpzıp hemen anlamış, güçlü bacaklarıyla taşı itmiş ama kıpırdamamış. O zaman Zıpzıp, kanatlarını çırparak havaya yükselmiş, taşın üstüne bir su birikintisi sıçratmış. Taş kayganlaşmış ve Ahmet iki eliyle iterek havuçu kurtarmış. Tavşan çok sevinmiş, “Teşekkür ederim, siz gerçek birer kahramansınız!” demiş.
Ahmet ve Zıpzıp yollarına devam ederken, bu sefer bir kelebek görmüşler. Kelebek, rüzgârda uçan yaprakları toplamaya çalışıyormuş. Ahmet ona yardım etmeyi teklif etmiş. Zıpzıp havaya uçup yaprakları tek tek yakalamış, Ahmet de bir sepete koymuş. Kelebek, “Sizin sayenizde yapraklarımla sıcacık bir yuva yapabileceğim,” diyerek onlara kanat çırpmış.
Gün batarken Ahmet ve Zıpzıp eve dönmüş. Ahmet, o gün yardım etmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu anlamış. Zıpzıp da onun en iyi dostu olduğu için mutlulukla zıplamış. O gece Ahmet, Zıpzıp’a sarılıp uykuya dalmış. Rüyasında bütün orman hayvanları el ele tutuşmuş, hep birlikte uçan kurbağanın kanatlarında süzülüyormuş. Ahmet, dostlukla her zorluğun üstesinden gelinebileceğini öğrenmiş. Ve herkes mutlu yaşamış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!