Mahmut ve Sevgili Dinazor Arkadaşı
Bir varmış, bir yokmuş. Beş yaşındaki Mahmut, dinazorları çok severmiş. Odasında oyuncak dinazorlarla oynar, akşamları onlarla birlikte uyurmuş. Bir gece, Mahmut uyurken hafif bir ışık belirmiş. Odayı aydınlatan bu ışık, yuvarlak bir topa dönüşmüş ve içinden minik, sevimli bir dinazor çıkmış. Dinazorun adı Zıpzıp'mış. Zıpzıp, Mahmut’a gülümseyerek “Merhaba! Seninle bir maceraya çıkmak ister misin?” demiş.
Mahmut çok sevinmiş ve hemen Zıpzıp’ın yanına gitmiş. Birlikte gökyüzünde süzülen bir bulutun üzerinde yolculuğa çıkmışlar. Bulut onları yemyeşil bir ormana götürmüş. Ormanda ağaçların dalları arasında rengârenk kuşlar uçuyor, her yerde çiçekler açıyormuş. Birden küçük bir tavşanın ağladığını duymuşlar. Tavşancık, havuçlarını kaybetmiş. Mahmut hemen “Üzülme, sana yardım ederiz!” demiş. Zıpzıp, uzun burnuyla koklayarak havuçların yolunu bulmuş. Birlikte havuçları toplamışlar ve tavşana vermişler. Tavşan çok mutlu olmuş, onlara teşekkür etmiş.
Sonra bir derenin kenarına gitmişler. Derede bir balık yavrusu, akıntıya kapılmış, çaresizce çırpınıyormuş. Mahmut hemen bir dal uzatmış, Zıpzıp da balığı kuyruğuyla nazikçe itmiş ve balık kurtulmuş. Balık sevinçle suya dalmış, onlara gümüş gibi parlayan bir pul hediye etmiş.
Akşam olmuş, bulut onları tekrar Mahmut’un odasına getirmiş. Zıpzıp, Mahmut’a sarılmış ve “Arkadaşlarına yardım ettiğin için ne kadar iyi kalplisin!” demiş. Mahmut, “Sen de harika bir arkadaşsın Zıpzıp!” diye cevap vermiş. Gözlerini kapattığında Zıpzıp’ın gülümsemesi odada bir ışık gibi parlamış. Mahmut, ertesi sabah uyandığında yastığının altında gümüş pulu bulmuş ve o günü hiç unutmamış.
Mahmut çok sevinmiş ve hemen Zıpzıp’ın yanına gitmiş. Birlikte gökyüzünde süzülen bir bulutun üzerinde yolculuğa çıkmışlar. Bulut onları yemyeşil bir ormana götürmüş. Ormanda ağaçların dalları arasında rengârenk kuşlar uçuyor, her yerde çiçekler açıyormuş. Birden küçük bir tavşanın ağladığını duymuşlar. Tavşancık, havuçlarını kaybetmiş. Mahmut hemen “Üzülme, sana yardım ederiz!” demiş. Zıpzıp, uzun burnuyla koklayarak havuçların yolunu bulmuş. Birlikte havuçları toplamışlar ve tavşana vermişler. Tavşan çok mutlu olmuş, onlara teşekkür etmiş.
Sonra bir derenin kenarına gitmişler. Derede bir balık yavrusu, akıntıya kapılmış, çaresizce çırpınıyormuş. Mahmut hemen bir dal uzatmış, Zıpzıp da balığı kuyruğuyla nazikçe itmiş ve balık kurtulmuş. Balık sevinçle suya dalmış, onlara gümüş gibi parlayan bir pul hediye etmiş.
Akşam olmuş, bulut onları tekrar Mahmut’un odasına getirmiş. Zıpzıp, Mahmut’a sarılmış ve “Arkadaşlarına yardım ettiğin için ne kadar iyi kalplisin!” demiş. Mahmut, “Sen de harika bir arkadaşsın Zıpzıp!” diye cevap vermiş. Gözlerini kapattığında Zıpzıp’ın gülümsemesi odada bir ışık gibi parlamış. Mahmut, ertesi sabah uyandığında yastığının altında gümüş pulu bulmuş ve o günü hiç unutmamış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!