Yiğit ve Yardımsever Robot Arkadaşı
Bir zamanlar, Yiğit adında dört yaşında minik bir çocuk yaşarmış. Yiğit'in en sevdiği şey, parlak renkli ve dost canlısı robotlarmış. Onlarla oynamaya, onların dönüşümlerini izlemeye bayılırmış. Bir gece, Yiğit uyumadan önce odasında en sevdiği oyuncak robotu Tırnik’i yanına almış. Tırnik, kocaman mavi gözleri ve gülümseyen bir yüzü olan, arkadaş canlısı bir robottu.
Birden Tırnik'in gözleri parlamış ve minik bir ses duyulmuş: "Yiğit, hadi küçük bir maceraya çıkalım!" Yiğit şaşırmış ama çok mutlu olmuş. Tırnik elini uzatmış ve Yiğit elini tutunca ikisi birden ışıl ışıl bir dünyaya açılan kapıdan geçmişler.
Bu dünya rengârenk çiçeklerle, şekerden bulutlarla ve cıvıl cıvıl kuşlarla doluydu. Tam ortada ise dev bir kule vardı. Tırnik, "Bu kule, dostluk kulesi. Ama ne yazık ki bir fırtına tüm renkleri silip götürmek üzere. Eğer renkleri geri getirmezsek tüm çiçekler solacak," demiş.
Yiğit hemen yardım etmek istemiş. Tırnik dönüşerek bir boya fırçasına, bir başka robot da bir kovaya dönüşmüş. Yiğit kovayı alıp gökkuşağından renkler toplamış. Sonra Tırnik’in boya fırçası olan koluyla tüm çiçekleri, ağaçları ve bulutları rengârenk boyamış. Birlikte çalışarak kuleyi de en güzel renklerle süslemişler.
Her şey yeniden canlanmış, kuşlar daha neşeli ötmüş, çiçekler mis gibi kokmaya başlamış. Tırnik, "Aferin Yiğit! Birlikte çalışınca her zorluğun üstesinden geliriz," demiş.
Yiğit çok mutlu olmuş. O gece uykuya daldığında rüyasında tüm arkadaşlarıyla birlikte oynadığını görmüş. Sabah uyandığında Tırnik’e sıkıca sarılmış ve "Yarın yine birlikte maceraya çıkarız," diye fısıldamış. Ardından kahvaltısını keyifle yiyip annesine "Arkadaşlarımla her şeyi başarabilirim!" demiş.
Birden Tırnik'in gözleri parlamış ve minik bir ses duyulmuş: "Yiğit, hadi küçük bir maceraya çıkalım!" Yiğit şaşırmış ama çok mutlu olmuş. Tırnik elini uzatmış ve Yiğit elini tutunca ikisi birden ışıl ışıl bir dünyaya açılan kapıdan geçmişler.
Bu dünya rengârenk çiçeklerle, şekerden bulutlarla ve cıvıl cıvıl kuşlarla doluydu. Tam ortada ise dev bir kule vardı. Tırnik, "Bu kule, dostluk kulesi. Ama ne yazık ki bir fırtına tüm renkleri silip götürmek üzere. Eğer renkleri geri getirmezsek tüm çiçekler solacak," demiş.
Yiğit hemen yardım etmek istemiş. Tırnik dönüşerek bir boya fırçasına, bir başka robot da bir kovaya dönüşmüş. Yiğit kovayı alıp gökkuşağından renkler toplamış. Sonra Tırnik’in boya fırçası olan koluyla tüm çiçekleri, ağaçları ve bulutları rengârenk boyamış. Birlikte çalışarak kuleyi de en güzel renklerle süslemişler.
Her şey yeniden canlanmış, kuşlar daha neşeli ötmüş, çiçekler mis gibi kokmaya başlamış. Tırnik, "Aferin Yiğit! Birlikte çalışınca her zorluğun üstesinden geliriz," demiş.
Yiğit çok mutlu olmuş. O gece uykuya daldığında rüyasında tüm arkadaşlarıyla birlikte oynadığını görmüş. Sabah uyandığında Tırnik’e sıkıca sarılmış ve "Yarın yine birlikte maceraya çıkarız," diye fısıldamış. Ardından kahvaltısını keyifle yiyip annesine "Arkadaşlarımla her şeyi başarabilirim!" demiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!