Prenses Beren ve Işıltılı Kelebek Bahçesi
Bir zamanlar, yemyeşil ağaçların ve rengarenk çiçeklerin olduğu huzurlu bir ülkede, Prenses Beren adında çok tatlı, 3 yaşında bir prenses yaşarmış. Prenses Beren’in en sevdiği şey, parlak taçları ve güzel elbiseleriyle bahçede dolaşmakmış. Bir sabah, güneş pırıl pırıl parlarken, Prenses Beren bahçede oynuyormuş. Aniden, kanatları gökkuşağı gibi parlayan sevimli bir kelebek görmüş. Kelebek, Beren’e gülümsemiş ve “Merhaba Prenses Beren! Ben Işıltı. Benimle maceraya var mısın?” demiş.
Prenses Beren çok sevinmiş ve “Evet, evet!” diye bağırmış. Işıltı Kelebek, Beren’i bahçenin arkasındaki gizli bir patikaya götürmüş. Patikanın sonunda, rengarenk balonlarla süslü bir yer varmış. Orada, küçük sevimli tavşanlar ve kuşlar Beren’i bekliyormuş. Tavşanlardan biri, “Prenses Beren, bizimle oyun oynar mısın?” diye sormuş. Beren hemen “Tabii ki!” demiş ve hep birlikte saklambaç oynamışlar. Beren, arkadaşlarına çok nazik davranmış, hepsi çok mutlu olmuş.
Oyun bittikten sonra, Işıltı Kelebek, Beren’e küçük bir hediye vermiş: Işıldayan bir taç. “Bu taç, dostluk ve paylaşmanın simgesi. Arkadaşlarınla ne kadar iyi geçinirsen, o kadar parlar,” demiş. Prenses Beren tacı takmış ve arkadaşlarına sarılmış. Sonra hep birlikte minik bir ziyafet vermişler: Meyveler, ballar ve lezzetli kekler. Beren, herkese ikramda bulunmuş, herkes çok sevinmiş.
Güneş yavaşça batarken, Işıltı Kelebek, “Artık eve dönme zamanı, sevgili Prenses Beren. Bugün çok güzel bir gündü. Yarın yine oynarız,” demiş. Beren, arkadaşlarına teşekkür etmiş ve kelebekle birlikte sarayına dönmüş. Yatağına yattığında, tacı hâlâ pırıl pırıl parlıyormuş. Annesi ona tatlı bir ninni söylemiş ve Beren, gülümseyerek uykuya dalmış. Rüyasında, Işıltı Kelebek ve tüm arkadaşlarıyla yeniden maceralara çıkmış.
Unutma, sevgili çocuk, dostluk ve paylaşmak en güzel hazinedir. İyi geceler, tatlı rüyalar!
Prenses Beren çok sevinmiş ve “Evet, evet!” diye bağırmış. Işıltı Kelebek, Beren’i bahçenin arkasındaki gizli bir patikaya götürmüş. Patikanın sonunda, rengarenk balonlarla süslü bir yer varmış. Orada, küçük sevimli tavşanlar ve kuşlar Beren’i bekliyormuş. Tavşanlardan biri, “Prenses Beren, bizimle oyun oynar mısın?” diye sormuş. Beren hemen “Tabii ki!” demiş ve hep birlikte saklambaç oynamışlar. Beren, arkadaşlarına çok nazik davranmış, hepsi çok mutlu olmuş.
Oyun bittikten sonra, Işıltı Kelebek, Beren’e küçük bir hediye vermiş: Işıldayan bir taç. “Bu taç, dostluk ve paylaşmanın simgesi. Arkadaşlarınla ne kadar iyi geçinirsen, o kadar parlar,” demiş. Prenses Beren tacı takmış ve arkadaşlarına sarılmış. Sonra hep birlikte minik bir ziyafet vermişler: Meyveler, ballar ve lezzetli kekler. Beren, herkese ikramda bulunmuş, herkes çok sevinmiş.
Güneş yavaşça batarken, Işıltı Kelebek, “Artık eve dönme zamanı, sevgili Prenses Beren. Bugün çok güzel bir gündü. Yarın yine oynarız,” demiş. Beren, arkadaşlarına teşekkür etmiş ve kelebekle birlikte sarayına dönmüş. Yatağına yattığında, tacı hâlâ pırıl pırıl parlıyormuş. Annesi ona tatlı bir ninni söylemiş ve Beren, gülümseyerek uykuya dalmış. Rüyasında, Işıltı Kelebek ve tüm arkadaşlarıyla yeniden maceralara çıkmış.
Unutma, sevgili çocuk, dostluk ve paylaşmak en güzel hazinedir. İyi geceler, tatlı rüyalar!
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!