Aden ve Sihirli Prenses
Bir varmış, bir yokmuş. Masmavi gökyüzünün altında, rengârenk çiçeklerle dolu bir ormanda küçük Aden yaşarmış. Aden'in en sevdiği şey, parlak elbiseler giyen ve herkese gülümseyen prenseslermiş. Her gece annesi ona prenseslerle ilgili masallar anlatır, Aden de hayaller kurarak uyurmuş.
Bir sabah, Aden bahçesinde oynarken ansızın parıldayan bir kelebek görmüş. Kelebeğin kanatları gökkuşağı gibi ışıl ışılmış. "Merhaba küçük Aden," demiş kelebek. "Beni takip eder misin? Seni çok özel biriyle tanıştıracağım."
Aden heyecanla kelebeğin peşinden gitmiş. Ormanın derinliklerinde, yemyeşil ağaçların arasında küçük, ışıltılı bir köşk varmış. Köşkün kapısında, üzerinde yıldızlar parlayan pembe bir elbise giymiş, gülen yüzlü bir prenses duruyormuş. "Merhaba Aden," demiş prenses. "Ben Sihirli Prenses Ela. Senin iyi kalbini duydum ve seninle arkadaş olmak istedim."
Aden çok mutlu olmuş. Prenses Ela ona elini uzatmış ve birlikte ormanda dolaşmışlar. Prenses, Aden'e çiçeklerin nasıl büyüdüğünü, kuşların nasıl şarkı söylediğini göstermiş. "Doğayı sevmek en büyük sihirdir," demiş. Aden de ona yardım etmek için birkaç solmuş çiçeği sulamış. Çiçekler hemen canlanmış, rengârenk açmış.
Gün batarken prenses, Aden'e küçük, parlak bir taş vermiş. "Bu dostluk taşı," demiş. "Ne zaman birine yardım edersen veya gülümsersen, bu taş ışıldar." Aden taşı cebine koymuş ve prensese sarılmış. "Teşekkür ederim, prenses Ela," demiş.
Eve döndüğünde annesi ona masal anlatmak istemiş ama Aden gülümseyerek, "Anne, ben bugün gerçek bir prensesle arkadaş oldum," demiş. O gece, dostluk taşı cebinde, huzurla uykuya dalmış. Ve biliyor musun? O taş hâlâ Aden'in yastığının altında, her gece ışıldıyormuş. Çünkü iyilik ve sevgi en büyük sihirmiş.
Bir sabah, Aden bahçesinde oynarken ansızın parıldayan bir kelebek görmüş. Kelebeğin kanatları gökkuşağı gibi ışıl ışılmış. "Merhaba küçük Aden," demiş kelebek. "Beni takip eder misin? Seni çok özel biriyle tanıştıracağım."
Aden heyecanla kelebeğin peşinden gitmiş. Ormanın derinliklerinde, yemyeşil ağaçların arasında küçük, ışıltılı bir köşk varmış. Köşkün kapısında, üzerinde yıldızlar parlayan pembe bir elbise giymiş, gülen yüzlü bir prenses duruyormuş. "Merhaba Aden," demiş prenses. "Ben Sihirli Prenses Ela. Senin iyi kalbini duydum ve seninle arkadaş olmak istedim."
Aden çok mutlu olmuş. Prenses Ela ona elini uzatmış ve birlikte ormanda dolaşmışlar. Prenses, Aden'e çiçeklerin nasıl büyüdüğünü, kuşların nasıl şarkı söylediğini göstermiş. "Doğayı sevmek en büyük sihirdir," demiş. Aden de ona yardım etmek için birkaç solmuş çiçeği sulamış. Çiçekler hemen canlanmış, rengârenk açmış.
Gün batarken prenses, Aden'e küçük, parlak bir taş vermiş. "Bu dostluk taşı," demiş. "Ne zaman birine yardım edersen veya gülümsersen, bu taş ışıldar." Aden taşı cebine koymuş ve prensese sarılmış. "Teşekkür ederim, prenses Ela," demiş.
Eve döndüğünde annesi ona masal anlatmak istemiş ama Aden gülümseyerek, "Anne, ben bugün gerçek bir prensesle arkadaş oldum," demiş. O gece, dostluk taşı cebinde, huzurla uykuya dalmış. Ve biliyor musun? O taş hâlâ Aden'in yastığının altında, her gece ışıldıyormuş. Çünkü iyilik ve sevgi en büyük sihirmiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!