Kerem Cemil ve Sihirli Kontrol Cihazı
Bir varmış, bir yokmuş, küçük bir şehirde Kerem Cemil adında sevimli bir çocuk yaşarmış. Kerem Cemil, en çok Playstation oynamayı severmiş. Her gün okuldan gelince bir süre oyun oynar, sonra da dışarıda arkadaşlarıyla oynarmış. Bir akşamüstü, odasında oyun oynarken ekrandan parlak bir ışık yayılmış. Işık büyümüş ve odayı aydınlatmış. Kerem Cemil şaşkınlıkla etrafına bakınmış. Tam o sırada elindeki Playstation kontrolcüsü hafifçe titreşmiş ve üzerinde minik bir kalp ışığı belirmiş.
"Merhaba Kerem Cemil!" demiş yumuşacık bir ses. Ses, kontrolcünün içinden geliyormuş. "Ben Senin Dostun, sihirli bir kontrolcüyüm. Seni büyülü bir maceraya götürebilirim, ister misin?" Kerem Cemil heyecanla "Evet, isterim!" demiş. Göz açıp kapayıncaya kadar kendini rengârenk bir ormanda bulmuş. Ağaçlar şeker gibi parlıyor, çiçekler melodiler söylüyormuş. Ortada bir kaplumbağa varmış. Kaplumbağa, "Sevgili Kerem Cemil, bu ormanın renkleri kayboluyor. Dostlarımızla birlikte onları geri getirebilir misin?" demiş.
Kerem Cemil, hemen "Tabii ki!" diyerek yardım etmek istemiş. Çantasından çıkardığı küçük fırçayı alıp ağaçların yapraklarını maviye, çiçekleri pembeye boyamış. Sonra birden karşısında en yakın arkadaşı Çınar belirmiş. İki arkadaş el ele verip birlikte çalışmışlar. Her fırça darbesinde orman daha da güzelleşmiş. Kaplumbağa, "İşte gerçek macera, yardımlaşmak ve dostlukla güzellikleri paylaşmaktır," demiş.
Sonunda orman eski canlı renklerine kavuşmuş. Kerem Cemil ve Çınar mutlulukla dans etmişler. Sihirli kontrolcü tekrar titreşmiş ve onları evine getirmiş. O günden sonra Kerem Cemil, oyun oynarken bile arkadaşlarına yardım etmeyi ve paylaşmayı hiç unutmamış. Uyku vakti gelince annesi yanına gelmiş, masalını dinlemiş ve onu sevgiyle öpmüş. Kerem Cemil de tatlı bir rüyaya dalmış.
"Merhaba Kerem Cemil!" demiş yumuşacık bir ses. Ses, kontrolcünün içinden geliyormuş. "Ben Senin Dostun, sihirli bir kontrolcüyüm. Seni büyülü bir maceraya götürebilirim, ister misin?" Kerem Cemil heyecanla "Evet, isterim!" demiş. Göz açıp kapayıncaya kadar kendini rengârenk bir ormanda bulmuş. Ağaçlar şeker gibi parlıyor, çiçekler melodiler söylüyormuş. Ortada bir kaplumbağa varmış. Kaplumbağa, "Sevgili Kerem Cemil, bu ormanın renkleri kayboluyor. Dostlarımızla birlikte onları geri getirebilir misin?" demiş.
Kerem Cemil, hemen "Tabii ki!" diyerek yardım etmek istemiş. Çantasından çıkardığı küçük fırçayı alıp ağaçların yapraklarını maviye, çiçekleri pembeye boyamış. Sonra birden karşısında en yakın arkadaşı Çınar belirmiş. İki arkadaş el ele verip birlikte çalışmışlar. Her fırça darbesinde orman daha da güzelleşmiş. Kaplumbağa, "İşte gerçek macera, yardımlaşmak ve dostlukla güzellikleri paylaşmaktır," demiş.
Sonunda orman eski canlı renklerine kavuşmuş. Kerem Cemil ve Çınar mutlulukla dans etmişler. Sihirli kontrolcü tekrar titreşmiş ve onları evine getirmiş. O günden sonra Kerem Cemil, oyun oynarken bile arkadaşlarına yardım etmeyi ve paylaşmayı hiç unutmamış. Uyku vakti gelince annesi yanına gelmiş, masalını dinlemiş ve onu sevgiyle öpmüş. Kerem Cemil de tatlı bir rüyaya dalmış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!