Arif Emir ve Sihirli Dinazor
Bir zamanlar, minik Arif Emir adında sevimli bir çocuk yaşarmış. Arif Emir, mavi gökyüzüne bakıp hayaller kurmayı çok severmiş. En büyük hayali ise bir dinazorla arkadaş olmakmış. Her gece annesi ona masal okurken, Arif Emir gözlerini kapatıp dinazorların dünyasında gezintiye çıkarmış.
Bir akşam, yatağına uzanmış tam uyuyacakken odasında hafif bir ışık parlamış. Işık giderek büyümüş ve ortada rengarenk pullarla kaplı, minicik bir dinazor belirmiş. Bu, Boncuk adında sihirli bir dinazormuş. Boncuk’un sırtındaki pullar gökkuşağı gibi parlıyormuş.
“Merhaba Arif Emir!” demiş Boncuk sevinçle. “Beni hayal gücünle çağırdın. Birlikte maceraya çıkmak ister misin?”
Arif Emir heyecanla atlamış yataktan. Boncuk, minik kanatlarını açmış ve Arif Emir’e “Sırtıma bin, uçalım!” demiş. İkisi birlikte pencereden süzülüp yıldızların arasında uçmaya başlamışlar. Ay’a vardıklarında, Ay Dede onlara gülümsemiş. “Hoş geldiniz çocuklar! Sizi bekliyordum,” demiş.
Ay Dede, onlara küçük bir sınav vermiş. “Şu bulutların arasında kaybolmuş bir inci var. Onu bulursanız dünyaya sevgi ışığı saçabiliriz.” Arif Emir ve Boncuk hemen yardım etmek istemiş. Bulutların arasında uçarken, küçük bir yıldız ağlıyormuş. “Kayboldum, evimi bulamıyorum,” demiş yıldız.
Arif Emir, “Üzülme, sana yardım ederiz!” demiş. Boncuk da sırtındaki pullarla yolu aydınlatmış. Birlikte yıldızı evine götürmüşler. Yıldız çok mutlu olmuş ve onlara teşekkür etmiş. Tam o sırada kayıp inci de parlamaya başlamış. Meğer inci, yıldızın kalbindeymiş. Arif Emir’in iyiliği sayesinde inci bulunmuş.
Ay Dede, “Sevgiyle yardım etmek, en büyük sihirdir,” demiş. İnciyi gökyüzüne yerleştirmiş ve dünyaya ışıl ışıl bir sevgi yayılmış. Arif Emir ve Boncuk, mutlulukla evlerine dönmüş. Boncuk, “Artık her gece rüyalarında seninle olacağım,” demiş ve kaybolmuş.
Arif Emir sabah uyandığında gökyüzünde parlayan bir yıldız görmüş. O günden sonra herkese yardım etmeye, sevgiyi yaymaya söz vermiş. Ve her gece, Boncuk’la rüyalarında yeniden uçmaya devam etmiş.
Bir akşam, yatağına uzanmış tam uyuyacakken odasında hafif bir ışık parlamış. Işık giderek büyümüş ve ortada rengarenk pullarla kaplı, minicik bir dinazor belirmiş. Bu, Boncuk adında sihirli bir dinazormuş. Boncuk’un sırtındaki pullar gökkuşağı gibi parlıyormuş.
“Merhaba Arif Emir!” demiş Boncuk sevinçle. “Beni hayal gücünle çağırdın. Birlikte maceraya çıkmak ister misin?”
Arif Emir heyecanla atlamış yataktan. Boncuk, minik kanatlarını açmış ve Arif Emir’e “Sırtıma bin, uçalım!” demiş. İkisi birlikte pencereden süzülüp yıldızların arasında uçmaya başlamışlar. Ay’a vardıklarında, Ay Dede onlara gülümsemiş. “Hoş geldiniz çocuklar! Sizi bekliyordum,” demiş.
Ay Dede, onlara küçük bir sınav vermiş. “Şu bulutların arasında kaybolmuş bir inci var. Onu bulursanız dünyaya sevgi ışığı saçabiliriz.” Arif Emir ve Boncuk hemen yardım etmek istemiş. Bulutların arasında uçarken, küçük bir yıldız ağlıyormuş. “Kayboldum, evimi bulamıyorum,” demiş yıldız.
Arif Emir, “Üzülme, sana yardım ederiz!” demiş. Boncuk da sırtındaki pullarla yolu aydınlatmış. Birlikte yıldızı evine götürmüşler. Yıldız çok mutlu olmuş ve onlara teşekkür etmiş. Tam o sırada kayıp inci de parlamaya başlamış. Meğer inci, yıldızın kalbindeymiş. Arif Emir’in iyiliği sayesinde inci bulunmuş.
Ay Dede, “Sevgiyle yardım etmek, en büyük sihirdir,” demiş. İnciyi gökyüzüne yerleştirmiş ve dünyaya ışıl ışıl bir sevgi yayılmış. Arif Emir ve Boncuk, mutlulukla evlerine dönmüş. Boncuk, “Artık her gece rüyalarında seninle olacağım,” demiş ve kaybolmuş.
Arif Emir sabah uyandığında gökyüzünde parlayan bir yıldız görmüş. O günden sonra herkese yardım etmeye, sevgiyi yaymaya söz vermiş. Ve her gece, Boncuk’la rüyalarında yeniden uçmaya devam etmiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!