Oyku ve Sevimli Tavşanın Dostluk Bahçesi
Bir zamanlar, yemyeşil ağaçların ve rengarenk çiçeklerin olduğu huzurlu bir köyde, Oyku adında dört yaşında çok tatlı bir kız çocuğu yaşarmış. Oyku’nun en sevdiği şey tavşanlarmış. Onların yumuşacık kulaklarını, minik patiklerini ve sevimli burunlarını çok severmiş.
Bir akşam, Oyku bahçede oynarken, çalıların arasından minik bir tavşan çıkmış. Bu tavşanın tüyleri kar gibi beyaz, gözleri ise parlak mı parlakmış. Oyku hemen sevinçle ellerini çırpmış:
“Merhaba küçük tavşan! Benim adım Oyku. Senin adın ne?”
Tavşan minik burnunu kıpırdatmış ve tatlı bir sesle cevap vermiş:
“Benim adım Pamuk. Ama galiba yolumu kaybettim. Evimi bulamıyorum.”
Oyku, Pamuk’un üzülmemesi için hemen yanına oturmuş.
“Üzülme Pamuk,” demiş. “Ben sana yardım ederim. Birlikte evini buluruz.”
Oyku ve Pamuk birlikte yola koyulmuşlar. Oyku, Pamuk’a en sevdiği havuçlardan vermiş. Pamuk havuçları çok sevmiş. Birlikte şarkılar söylemişler, çiçekleri koklamışlar. Yolda karşılaştıkları minik kuş, onlara yol göstermiş.
Sonunda, büyük bir ağacın altında Pamuk’un yuvasını bulmuşlar. Pamuk sevinçle zıplamış:
“Yaşasın! Evimi buldum! Çok teşekkür ederim Oyku. Sen ne kadar iyi kalpli bir arkadaşsın!”
Oyku gülümsemiş:
“Arkadaşlar birbirine yardım eder. Sen de benim en sevimli tavşan dostumsun.”
O günden sonra Oyku ve Pamuk her gün bahçede buluşmuşlar. Birlikte oyunlar oynamışlar, havuç yemişler ve hep mutlu olmuşlar. Oyku, arkadaşlığın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrenmiş. Pamuk ise her akşam Oyku’ya teşekkür edip, yumuşacık yuvasında huzurla uyumuş.
Oyku da her gece yatağına yattığında, sevimli tavşanı Pamuk’u ve dostluklarını düşünüp mutlu bir şekilde uykuya dalmış.
Ve böylece, dostluk dolu güzel günler hep devam etmiş.
Bir akşam, Oyku bahçede oynarken, çalıların arasından minik bir tavşan çıkmış. Bu tavşanın tüyleri kar gibi beyaz, gözleri ise parlak mı parlakmış. Oyku hemen sevinçle ellerini çırpmış:
“Merhaba küçük tavşan! Benim adım Oyku. Senin adın ne?”
Tavşan minik burnunu kıpırdatmış ve tatlı bir sesle cevap vermiş:
“Benim adım Pamuk. Ama galiba yolumu kaybettim. Evimi bulamıyorum.”
Oyku, Pamuk’un üzülmemesi için hemen yanına oturmuş.
“Üzülme Pamuk,” demiş. “Ben sana yardım ederim. Birlikte evini buluruz.”
Oyku ve Pamuk birlikte yola koyulmuşlar. Oyku, Pamuk’a en sevdiği havuçlardan vermiş. Pamuk havuçları çok sevmiş. Birlikte şarkılar söylemişler, çiçekleri koklamışlar. Yolda karşılaştıkları minik kuş, onlara yol göstermiş.
Sonunda, büyük bir ağacın altında Pamuk’un yuvasını bulmuşlar. Pamuk sevinçle zıplamış:
“Yaşasın! Evimi buldum! Çok teşekkür ederim Oyku. Sen ne kadar iyi kalpli bir arkadaşsın!”
Oyku gülümsemiş:
“Arkadaşlar birbirine yardım eder. Sen de benim en sevimli tavşan dostumsun.”
O günden sonra Oyku ve Pamuk her gün bahçede buluşmuşlar. Birlikte oyunlar oynamışlar, havuç yemişler ve hep mutlu olmuşlar. Oyku, arkadaşlığın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrenmiş. Pamuk ise her akşam Oyku’ya teşekkür edip, yumuşacık yuvasında huzurla uyumuş.
Oyku da her gece yatağına yattığında, sevimli tavşanı Pamuk’u ve dostluklarını düşünüp mutlu bir şekilde uykuya dalmış.
Ve böylece, dostluk dolu güzel günler hep devam etmiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!