Bilge Kaan'ın Motor Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Minik Bilge Kaan'ın çok sevdiği, kıpkırmızı, mini minnacık bir motoru varmış. Bu motorun iki tekerleği, iki de parlak farları varmış. Her akşam Bilge Kaan, motoruyla odasında tur atar, korna çalar, "Düt düt!" diye seslenirmiş.
O akşam Bilge Kaan, motoruna binmiş, odasının halısında gezinirken bir sürprizle karşılaşmış. Halının üzerinde, minicik bir karınca yürüyormuş. Karınca, ağır bir ekmek kırıntısını taşımaya çalışıyor ama bir türlü kaldıramıyormuş.
Bilge Kaan, motorunu durdurmuş ve izlemiş. Karınca çok yorulmuş. Bilge Kaan, motorunun arkasındaki minik sepete bakmış. Sonra motorunu karıncanın yanına sürmüş.
"Merhaba minik karınca!" demiş Bilge Kaan. "Sana yardım edeyim mi?"
Karınca sevinçle başını sallamış. Bilge Kaan, ekmek kırıntısını dikkatlice almış ve motorunun sepetine koymuş. Karınca da sepetin kenarına tutunmuş. Motoru yavaşça çalıştırmış: "Vınnn!"
Motor, karıncanın yuvasına kadar gitmiş. Karınca, kırıntıyı almış ve çok mutlu olmuş. "Teşekkür ederim Bilge Kaan! Sen çok iyi kalpli bir çocuksun. Motorun da çok yardımsever!" demiş.
Bilge Kaan, karıncaya "Rica ederim!" demiş ve motoruyla geri dönmüş. O gece yatağına yattığında, gözlerini kapatmış ve motorunu düşünmüş. Motorunun sadece eğlence için değil, arkadaşlarına yardım etmek için de harika bir araç olduğunu öğrenmiş.
Motoru, odasının köşesinde sakince duruyor, farlarıyla Bilge Kaan'a gülümsüyormuş. Bilge Kaan da mutlu bir uykuya dalmış. Rüyasında, motoruyla bulutların üzerinde gezmiş, bütün hayvanlara selam vermiş.
Sabah olduğunda Bilge Kaan, motoruna sarılmış ve "Sen benim en iyi arkadaşımsın!" demiş. Motoru da kornasına basmış: "Düt düt!"
Ve Bilge Kaan, o gün bir kez daha anlamış ki, sevgi ve yardımseverlik her kapıyı açar. En güzel maceralar, kalbimizdeki sevgiyle yapılan yolculuklardır.
İşte böylece, Bilge Kaan'ın motoruyla dolu dolu, sevgi dolu macerası sona ermiş. O da, motoru da, çok ama çok mutlu uyumuşlar.
İyi geceler, minik motorcu.
O akşam Bilge Kaan, motoruna binmiş, odasının halısında gezinirken bir sürprizle karşılaşmış. Halının üzerinde, minicik bir karınca yürüyormuş. Karınca, ağır bir ekmek kırıntısını taşımaya çalışıyor ama bir türlü kaldıramıyormuş.
Bilge Kaan, motorunu durdurmuş ve izlemiş. Karınca çok yorulmuş. Bilge Kaan, motorunun arkasındaki minik sepete bakmış. Sonra motorunu karıncanın yanına sürmüş.
"Merhaba minik karınca!" demiş Bilge Kaan. "Sana yardım edeyim mi?"
Karınca sevinçle başını sallamış. Bilge Kaan, ekmek kırıntısını dikkatlice almış ve motorunun sepetine koymuş. Karınca da sepetin kenarına tutunmuş. Motoru yavaşça çalıştırmış: "Vınnn!"
Motor, karıncanın yuvasına kadar gitmiş. Karınca, kırıntıyı almış ve çok mutlu olmuş. "Teşekkür ederim Bilge Kaan! Sen çok iyi kalpli bir çocuksun. Motorun da çok yardımsever!" demiş.
Bilge Kaan, karıncaya "Rica ederim!" demiş ve motoruyla geri dönmüş. O gece yatağına yattığında, gözlerini kapatmış ve motorunu düşünmüş. Motorunun sadece eğlence için değil, arkadaşlarına yardım etmek için de harika bir araç olduğunu öğrenmiş.
Motoru, odasının köşesinde sakince duruyor, farlarıyla Bilge Kaan'a gülümsüyormuş. Bilge Kaan da mutlu bir uykuya dalmış. Rüyasında, motoruyla bulutların üzerinde gezmiş, bütün hayvanlara selam vermiş.
Sabah olduğunda Bilge Kaan, motoruna sarılmış ve "Sen benim en iyi arkadaşımsın!" demiş. Motoru da kornasına basmış: "Düt düt!"
Ve Bilge Kaan, o gün bir kez daha anlamış ki, sevgi ve yardımseverlik her kapıyı açar. En güzel maceralar, kalbimizdeki sevgiyle yapılan yolculuklardır.
İşte böylece, Bilge Kaan'ın motoruyla dolu dolu, sevgi dolu macerası sona ermiş. O da, motoru da, çok ama çok mutlu uyumuşlar.
İyi geceler, minik motorcu.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!