İlay ve Sihirli Cebirsel Peri
Bir varmış, bir yokmuş. Masmavi gökyüzünün altında, rengârenk çiçeklerle dolu bir köyde, İlay adında beş yaşında bir kız çocuğu yaşarmış. İlay’ın en sevdiği şey, Cebirsel adında, tıpkı minik bir yıldız gibi parıldayan sihirli bir periymiş. Cebirsel’in kanatları gökkuşağı gibi ışıldar, her hareketinde etrafa minik altın tozları saçarmış.
Bir gün, İlay ve Cebirsel birlikte ormanda yürüyüşe çıkmışlar. Cebirsel, İlay’a “Bugün sana sihrin en güzelini öğreteceğim: paylaşmanın büyüsünü!” demiş. Tam o sırada küçük bir sincap, yanlarına gelmiş. Sincap üzgünmüş çünkü kış için topladığı cevizleri kaybetmiş. İlay hemen Cebirsel’e bakmış. Cebirsel gülümsemiş ve “Sihirli tozlarımızla ona yardım edebiliriz” demiş.
İlay, Cebirsel’in kanatlarından bir avuç altın tozu alıp sincabın üzerine üflemiş. Birden etraftaki ağaçların dallarından rengârenk cevizler dökülmeye başlamış. Sincap çok mutlu olmuş, “Teşekkür ederim İlay, ne kadar iyi kalplisin!” demiş. İlay da mutlulukla gülümsemiş.
Daha sonra dere kenarında bir tavşan görmüşler. Tavşan, yakındaki çocukların oynaması için su birikintisinden bir köprü kurmaya çalışıyormuş ama başaramıyormuş. İlay, Cebirsel’e sormuş: “Ona nasıl yardım edebiliriz?” Cebirsel: “Sevgi dolu bir kalp en büyük sihirdir. Ona gülümse ve elini uzat.” demiş. İlay, tavşana gülümsemiş ve elini uzatmış. O anda tavşanın önünde minik, taştan bir köprü belirmiş. Tavşan sevinçle zıplamış.
Akşam olmuş, İlay ve Cebirsel eve dönmüşler. İlay annesine o gün yaşadıklarını anlatmış. Annesi “Paylaşmak ve yardım etmek en büyülü sihirdir, değil mi?” demiş. İlay başını sallamış ve Cebirsel’e sarılmış. Gözlerini kapattığında, içinde sevgi dolu bir sıcaklık hissetmiş. O gece, İlay en tatlı rüyalarını görmüş. Rüyasında, bütün hayvanlar ellerinde çiçeklerle ona teşekkür ediyormuş.
Masal burada bitmiş. Gökyüzünde yıldızlar parıldarken, İlay mışıl mışıl uyumuş.
Bir gün, İlay ve Cebirsel birlikte ormanda yürüyüşe çıkmışlar. Cebirsel, İlay’a “Bugün sana sihrin en güzelini öğreteceğim: paylaşmanın büyüsünü!” demiş. Tam o sırada küçük bir sincap, yanlarına gelmiş. Sincap üzgünmüş çünkü kış için topladığı cevizleri kaybetmiş. İlay hemen Cebirsel’e bakmış. Cebirsel gülümsemiş ve “Sihirli tozlarımızla ona yardım edebiliriz” demiş.
İlay, Cebirsel’in kanatlarından bir avuç altın tozu alıp sincabın üzerine üflemiş. Birden etraftaki ağaçların dallarından rengârenk cevizler dökülmeye başlamış. Sincap çok mutlu olmuş, “Teşekkür ederim İlay, ne kadar iyi kalplisin!” demiş. İlay da mutlulukla gülümsemiş.
Daha sonra dere kenarında bir tavşan görmüşler. Tavşan, yakındaki çocukların oynaması için su birikintisinden bir köprü kurmaya çalışıyormuş ama başaramıyormuş. İlay, Cebirsel’e sormuş: “Ona nasıl yardım edebiliriz?” Cebirsel: “Sevgi dolu bir kalp en büyük sihirdir. Ona gülümse ve elini uzat.” demiş. İlay, tavşana gülümsemiş ve elini uzatmış. O anda tavşanın önünde minik, taştan bir köprü belirmiş. Tavşan sevinçle zıplamış.
Akşam olmuş, İlay ve Cebirsel eve dönmüşler. İlay annesine o gün yaşadıklarını anlatmış. Annesi “Paylaşmak ve yardım etmek en büyülü sihirdir, değil mi?” demiş. İlay başını sallamış ve Cebirsel’e sarılmış. Gözlerini kapattığında, içinde sevgi dolu bir sıcaklık hissetmiş. O gece, İlay en tatlı rüyalarını görmüş. Rüyasında, bütün hayvanlar ellerinde çiçeklerle ona teşekkür ediyormuş.
Masal burada bitmiş. Gökyüzünde yıldızlar parıldarken, İlay mışıl mışıl uyumuş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!