Aras ve Işıltılı Vatozlar
Bir varmış bir yokmuş, denizlerin en mavi olduğu bir yerde, küçük Aras yaşarmış. Aras, denizi çok severmiş. Ama onun en sevdiği şey, suyun altında yavaşça süzülen, kanatları sanki bir pelerin gibi dalgalanan vatozlarmış.
Bir akşam, güneş denize veda ederken, Aras’ın odasına minicik bir vatoz girmiş. Bu vatoz, pek sevimliymiş, üzerinde gümüş gibi parlayan lekeler varmış. “Merhaba Aras,” demiş vatoz. “Ben Pırıltı. Denizin derinliklerinden geldim. Seninle arkadaş olmak istiyorum.”
Aras çok sevinmiş. “Ben de seninle arkadaş olmak isterim!” demiş. Pırıltı, Aras’a denizde nasıl yüzüldüğünü göstermiş. Kollarını açıp tıpkı bir vatoz gibi süzülmüşler. O kadar eğlenmişler ki, saatlerce oynamışlar.
Sonra Pırıltı, Aras’a arkadaşlarını da tanıştırmış. Denizatları, denizyıldızları ve rengârenk balıklar hepsi bir olmuş, Aras’a denizin altındaki güzel bahçeleri gezdirmişler. Aras, herkesle dost olmuş, onlara yardım etmiş, paylaşmayı öğrenmiş.
Tam uyku vakti geldiğinde, Pırıltı, Aras’ın yanına sokulmuş. “Artık uyuma zamanı, küçük dostum,” demiş yumuşacık bir sesle. “Ama merak etme, her gece rüyanda denizde birlikte yüzeceğiz. Vatozlar seni hep koruyacak.”
Aras, Pırıltı’ya sarılmış ve gözlerini kapatmış. O gece, mavi sularda vatozlarla dans ettiği huzurlu bir rüya görmüş. Sabah olduğunda, yastığının altında parlayan bir deniz kabuğu bulmuş. Bu, arkadaşlığın en güzel hediyesiymiş.
Ve böylece, Aras her gece vatoz dostunu bekler, denizin sevgisiyle uykuya dalarmış. Çünkü bilirmiş ki, sevgi ve dostluk her yerdedir, hatta en derin maviliklerde bile.
Bir akşam, güneş denize veda ederken, Aras’ın odasına minicik bir vatoz girmiş. Bu vatoz, pek sevimliymiş, üzerinde gümüş gibi parlayan lekeler varmış. “Merhaba Aras,” demiş vatoz. “Ben Pırıltı. Denizin derinliklerinden geldim. Seninle arkadaş olmak istiyorum.”
Aras çok sevinmiş. “Ben de seninle arkadaş olmak isterim!” demiş. Pırıltı, Aras’a denizde nasıl yüzüldüğünü göstermiş. Kollarını açıp tıpkı bir vatoz gibi süzülmüşler. O kadar eğlenmişler ki, saatlerce oynamışlar.
Sonra Pırıltı, Aras’a arkadaşlarını da tanıştırmış. Denizatları, denizyıldızları ve rengârenk balıklar hepsi bir olmuş, Aras’a denizin altındaki güzel bahçeleri gezdirmişler. Aras, herkesle dost olmuş, onlara yardım etmiş, paylaşmayı öğrenmiş.
Tam uyku vakti geldiğinde, Pırıltı, Aras’ın yanına sokulmuş. “Artık uyuma zamanı, küçük dostum,” demiş yumuşacık bir sesle. “Ama merak etme, her gece rüyanda denizde birlikte yüzeceğiz. Vatozlar seni hep koruyacak.”
Aras, Pırıltı’ya sarılmış ve gözlerini kapatmış. O gece, mavi sularda vatozlarla dans ettiği huzurlu bir rüya görmüş. Sabah olduğunda, yastığının altında parlayan bir deniz kabuğu bulmuş. Bu, arkadaşlığın en güzel hediyesiymiş.
Ve böylece, Aras her gece vatoz dostunu bekler, denizin sevgisiyle uykuya dalarmış. Çünkü bilirmiş ki, sevgi ve dostluk her yerdedir, hatta en derin maviliklerde bile.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!