Asel ve Pamuk Tavşan'ın Deniz Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin hep güldüğü, denizin rengarenk olduğu bir kıyıda, küçük bir kız çocuğu yaşarmış. Adı Asel’miş. Asel’in en sevdiği oyuncağı, yumuşacık tüyleri olan Pamuk adında bir tavşanmış. Her yere birlikte giderler, her oyunu birlikte oynarlarmış.
Bir sabah, Asel ve Pamuk tavşan deniz kenarına gitmeye karar vermiş. Asel, Pamuk’u kucağına almış, mavi suların kenarına oturmuş. Deniz dalga dalga kıyıya vuruyor, “Şşşş, şşşş” diye ninni söylüyormuş. Pamuk tavşan, minik kulaklarını dikmiş, dalgaların sesini dinlemiş. “Ne güzel bir ses, değil mi Pamuk?” demiş Asel. Pamuk da başını sallamış, “Evet, evet!” der gibi olmuş.
Tam o sırada, kumların üzerinde minik bir deniz yıldızı görmüşler. Deniz yıldızı, güneşin altında parıldıyormuş. Ama çok üzgünmüş, çünkü dalgalar onu kıyıya atmış, evine geri dönemiyormuş. Asel hemen eline almış deniz yıldızını. “Merak etme, seni eve götüreceğim.” demiş. Pamuk tavşan da yanına gelmiş, minik patisiyle deniz yıldızına dokunmuş. Üçü birlikte denize doğru yürümüşler. Asel, deniz yıldızını usulca suya bırakmış. “Yüz, yüz, evine git!” demiş. Deniz yıldızı mutlulukla suya dalmış, onlara el sallamış.
Sonra Asel, Pamuk’la birlikte kumdan kaleler yapmış. Deniz kabukları toplamış, kalelerini süslemişler. Pamuk tavşan, kumların üzerinde zıplayarak koşmuş, Asel’i güldürmüş. Güneş yavaşça batarken, gökyüzü pembe, turuncu ve maviye boyanmış. Denizin üzerinde yunuslar neşeyle zıplamış, “Asel, teşekkür ederiz!” der gibi sesler çıkarmış.
Asel, Pamuk tavşanı kucağına almış, ona sarılmış. “Bugün denize yardım ettik, Pamuk. Ne kadar güzel bir gün!” demiş. Pamuk tavşan da sevgiyle sürtünmüş Asel’in yanağına. O akşam, Asel gözlerini kapatırken, denizin maviliğini, yunusların şarkısını ve Pamuk’un sıcacık sevgisini hissetmiş. Huzurla uykuya dalmış.
Ve masal da burada bitmiş.
Bir sabah, Asel ve Pamuk tavşan deniz kenarına gitmeye karar vermiş. Asel, Pamuk’u kucağına almış, mavi suların kenarına oturmuş. Deniz dalga dalga kıyıya vuruyor, “Şşşş, şşşş” diye ninni söylüyormuş. Pamuk tavşan, minik kulaklarını dikmiş, dalgaların sesini dinlemiş. “Ne güzel bir ses, değil mi Pamuk?” demiş Asel. Pamuk da başını sallamış, “Evet, evet!” der gibi olmuş.
Tam o sırada, kumların üzerinde minik bir deniz yıldızı görmüşler. Deniz yıldızı, güneşin altında parıldıyormuş. Ama çok üzgünmüş, çünkü dalgalar onu kıyıya atmış, evine geri dönemiyormuş. Asel hemen eline almış deniz yıldızını. “Merak etme, seni eve götüreceğim.” demiş. Pamuk tavşan da yanına gelmiş, minik patisiyle deniz yıldızına dokunmuş. Üçü birlikte denize doğru yürümüşler. Asel, deniz yıldızını usulca suya bırakmış. “Yüz, yüz, evine git!” demiş. Deniz yıldızı mutlulukla suya dalmış, onlara el sallamış.
Sonra Asel, Pamuk’la birlikte kumdan kaleler yapmış. Deniz kabukları toplamış, kalelerini süslemişler. Pamuk tavşan, kumların üzerinde zıplayarak koşmuş, Asel’i güldürmüş. Güneş yavaşça batarken, gökyüzü pembe, turuncu ve maviye boyanmış. Denizin üzerinde yunuslar neşeyle zıplamış, “Asel, teşekkür ederiz!” der gibi sesler çıkarmış.
Asel, Pamuk tavşanı kucağına almış, ona sarılmış. “Bugün denize yardım ettik, Pamuk. Ne kadar güzel bir gün!” demiş. Pamuk tavşan da sevgiyle sürtünmüş Asel’in yanağına. O akşam, Asel gözlerini kapatırken, denizin maviliğini, yunusların şarkısını ve Pamuk’un sıcacık sevgisini hissetmiş. Huzurla uykuya dalmış.
Ve masal da burada bitmiş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!