Afra’nın Zaman Makinesiyle Mutlu Yolculuğu
Bir zamanlar, yemyeşil tepelerin arasında, rengârenk çiçeklerle dolu küçük bir köyde Afra adında neşeli bir kız yaşarmış. Afra sekiz yaşındaymış ve dünyadaki en sevdiği şey zaman makinesiyle yolculuk yapmakmış. Dedesi ona eski bir saatten yaptığı küçük bir zaman makinesi hediye etmiş. Afra her akşam yatmadan önce bu makineyle hayal dünyasında yolculuğa çıkarmış.
Bir akşam Afra makinesinin düğmesine bastı ve kendini rengârenk kelebeklerin uçuştuğu bir bahçede buldu. Bahçede küçük bir kaplumbağa ağlıyormuş. Afra hemen yanına gitti ve sevgiyle sordu: “Merhaba küçük kaplumbağa, neden üzgünsün?” Kaplumbağa, “Yuvamı bulamıyorum,” dedi. Afra gülümsedi: “Merak etme, birlikte ararız!”
Afra ve kaplumbağa birlikte yürürken yolda bir sincap gördüler. Sincap da onlara katıldı. Sincap, “Ben yolu biliyorum, size yardım ederim!” dedi. Üç arkadaş birlikte şarkılar söyleyerek yürüdüler. Yolda karşılaştıkları arılar da onlara çiçeklerden yapılmış tatlı bir yol gösterdi. Herkes birbirine yardım ediyor, paylaşıyor ve gülümsüyormuş.
Sonunda kaplumbağanın yuvasını buldular. Kaplumbağa çok sevindi ve “İyi ki varsın Afra, sayende evime kavuştum!” dedi. Afra, “Yardımlaşmak ne güzel!” diye yanıtladı. Sincap ve arılar da mutlu mutlu kanat çırptılar.
Afra zaman makinesine binip evine döndüğünde kalbi sevgiyle doluydu. Annesi ona sarıldı ve “Bugün ne öğrendin?” diye sordu. Afra gülümseyerek, “Arkadaşlarına yardım eden hiç yalnız kalmaz, sevgi her yolu aydınlatır!” dedi.
O gece Afra, yardımlaşmanın ve dostluğun sıcaklığıyla tatlı bir uykuya daldı. Rüyasında kelebekler ona gülümsüyor, kaplumbağa ona el sallıyordu. Ve Afra, sevginin dünyanın en güzel hazinesi olduğunu bir kez daha anladı.
Bir akşam Afra makinesinin düğmesine bastı ve kendini rengârenk kelebeklerin uçuştuğu bir bahçede buldu. Bahçede küçük bir kaplumbağa ağlıyormuş. Afra hemen yanına gitti ve sevgiyle sordu: “Merhaba küçük kaplumbağa, neden üzgünsün?” Kaplumbağa, “Yuvamı bulamıyorum,” dedi. Afra gülümsedi: “Merak etme, birlikte ararız!”
Afra ve kaplumbağa birlikte yürürken yolda bir sincap gördüler. Sincap da onlara katıldı. Sincap, “Ben yolu biliyorum, size yardım ederim!” dedi. Üç arkadaş birlikte şarkılar söyleyerek yürüdüler. Yolda karşılaştıkları arılar da onlara çiçeklerden yapılmış tatlı bir yol gösterdi. Herkes birbirine yardım ediyor, paylaşıyor ve gülümsüyormuş.
Sonunda kaplumbağanın yuvasını buldular. Kaplumbağa çok sevindi ve “İyi ki varsın Afra, sayende evime kavuştum!” dedi. Afra, “Yardımlaşmak ne güzel!” diye yanıtladı. Sincap ve arılar da mutlu mutlu kanat çırptılar.
Afra zaman makinesine binip evine döndüğünde kalbi sevgiyle doluydu. Annesi ona sarıldı ve “Bugün ne öğrendin?” diye sordu. Afra gülümseyerek, “Arkadaşlarına yardım eden hiç yalnız kalmaz, sevgi her yolu aydınlatır!” dedi.
O gece Afra, yardımlaşmanın ve dostluğun sıcaklığıyla tatlı bir uykuya daldı. Rüyasında kelebekler ona gülümsüyor, kaplumbağa ona el sallıyordu. Ve Afra, sevginin dünyanın en güzel hazinesi olduğunu bir kez daha anladı.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!