Arif Emir ve Konuşan Kırmızı Araba
Bir zamanlar, Arif Emir adında beş yaşında sevimli bir çocuk yaşarmış. Arif Emir’in en sevdiği şey, parlak kırmızı bir arabaymış. Her gün arabasıyla oynar, onu evin önündeki taş yolda sürermiş.
Bir sabah, Arif Emir arabasını alıp bahçeye çıkmış. Tam “Vınnn vınnn!” diye ses çıkarırken, kırmızı araba birden “Merhaba Arif Emir!” demiş. Arif Emir çok şaşırmış ama korkmamış, çünkü arabanın sesi çok tatlıymış.
“Benimle maceraya çıkmak ister misin?” diye sormuş araba.
Arif Emir hemen “Evet, evet!” diye bağırmış. Araba, “Önce arkadaşlarımızı ziyaret edelim,” demiş.
Birlikte yola çıkmışlar. Az ileride, bir ağacın altında üzgün bir teyze görmüşler. Teyze, “Çiçeklerim soldu, sulayacak suyum yok,” diye ağlıyormuş. Arif Emir hemen arabasına “Suyumuz var mı?” diye sormuş. Araba “Elbette!” demiş ve bagajından bir kova su çıkarmış. Arif Emir teyzeye yardım etmiş, çiçekler tekrar canlanmış. Teyze çok mutlu olmuş, onlara teşekkür etmiş.
Sonra bir köpeğin havladığını duymuşlar. Küçük bir köpek, topunu alamıyormuş. Arif Emir arabasıyla köpeğin yanına gitmiş. Araba, “Bagajımda bir top var!” demiş ve topu çıkarmış. Arif Emir topu köpeğe vermiş. Köpek sevinçle havlamış, onlara dostça kuyruk sallamış.
Arif Emir, “Ne güzel, yardım edince herkes mutlu oluyor,” demiş. Kırmızı araba gülümsemiş: “Evet, dostluk ve yardımlaşma en büyük maceradır.”
Akşam olmuş, yıldızlar parlamaya başlamış. Araba, “Artık eve dönme zamanı,” demiş. Arif Emir arabasına sarılmış, “Bugün çok eğlenceliydi, teşekkür ederim,” demiş.
Evde annesi onu karşılamış. Arif Emir, o gün yaptıklarını anlatmış ve “Yarın da arkadaşlarıma yardım edeceğim,” demiş. Annesi onu öpmüş, “Ne kadar iyi bir çocuksun,” demiş.
Arif Emir yatağına yatmış, kırmızı arabası yanı başında duruyormuş. Gözlerini kapatırken, “Yardım etmek ne güzel,” diye mırıldanmış ve tatlı bir uykuya dalmış.
Bir sabah, Arif Emir arabasını alıp bahçeye çıkmış. Tam “Vınnn vınnn!” diye ses çıkarırken, kırmızı araba birden “Merhaba Arif Emir!” demiş. Arif Emir çok şaşırmış ama korkmamış, çünkü arabanın sesi çok tatlıymış.
“Benimle maceraya çıkmak ister misin?” diye sormuş araba.
Arif Emir hemen “Evet, evet!” diye bağırmış. Araba, “Önce arkadaşlarımızı ziyaret edelim,” demiş.
Birlikte yola çıkmışlar. Az ileride, bir ağacın altında üzgün bir teyze görmüşler. Teyze, “Çiçeklerim soldu, sulayacak suyum yok,” diye ağlıyormuş. Arif Emir hemen arabasına “Suyumuz var mı?” diye sormuş. Araba “Elbette!” demiş ve bagajından bir kova su çıkarmış. Arif Emir teyzeye yardım etmiş, çiçekler tekrar canlanmış. Teyze çok mutlu olmuş, onlara teşekkür etmiş.
Sonra bir köpeğin havladığını duymuşlar. Küçük bir köpek, topunu alamıyormuş. Arif Emir arabasıyla köpeğin yanına gitmiş. Araba, “Bagajımda bir top var!” demiş ve topu çıkarmış. Arif Emir topu köpeğe vermiş. Köpek sevinçle havlamış, onlara dostça kuyruk sallamış.
Arif Emir, “Ne güzel, yardım edince herkes mutlu oluyor,” demiş. Kırmızı araba gülümsemiş: “Evet, dostluk ve yardımlaşma en büyük maceradır.”
Akşam olmuş, yıldızlar parlamaya başlamış. Araba, “Artık eve dönme zamanı,” demiş. Arif Emir arabasına sarılmış, “Bugün çok eğlenceliydi, teşekkür ederim,” demiş.
Evde annesi onu karşılamış. Arif Emir, o gün yaptıklarını anlatmış ve “Yarın da arkadaşlarıma yardım edeceğim,” demiş. Annesi onu öpmüş, “Ne kadar iyi bir çocuksun,” demiş.
Arif Emir yatağına yatmış, kırmızı arabası yanı başında duruyormuş. Gözlerini kapatırken, “Yardım etmek ne güzel,” diye mırıldanmış ve tatlı bir uykuya dalmış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!