Ali ve Dostu Dinozor Dino'nun Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin en tatlı gülümsediği, çiçeklerin en rengârenk açtığı bir ormanın kenarında, minik bir evde Ali adında beş yaşında bir çocuk yaşarmış. Ali’nin en sevdiği şey dinozorlarmış. Odasında kocaman, yumuşacık, yeşil bir dinozor oyuncağı varmış. Bu dinozorun adı Dino’ymuş. Ali her gece Dino’ya sarılıp uyurmuş.
Bir sabah, güneş pencereden içeri süzülürken, Dino’nun gözleri kırpışmış. Evet, evet! Dino canlanmış! Minik kuyruğunu sallamış ve Ali’ye gülümsemiş. "Günaydın Ali! Bugün harika bir maceraya çıkalım mı?" demiş. Ali çok sevinmiş, hemen atlamış. "Olur! Ama nereye gideceğiz?" diye sormuş.
Dino, "Sürpriz! Ama önce yanımıza biraz meyve ve su alalım. Yolda arkadaşlarımıza da ikram ederiz," demiş. Ali, sepetine kırmızı elmalar, sarı muzlar ve bir sürahi su koymuş. Sonra Dino’nun sırtına binmişler. Dino, yumuşacık adımlarla ormanın içine doğru yürümüş. Kuşlar cıvıldamış, kelebekler onlara eşlik etmiş.
Yolda karşılarına minik bir tavşan çıkmış. Tavşan üzgünmüş çünkü havuçlarını kaybetmiş. Ali hemen sepetinden bir muz uzatmış. "Merak etme, işte sana tatlı bir hediye! Havuçlarını birlikte arayabiliriz," demiş. Tavşan sevinçle zıplamış. Birlikte aramışlar, aramışlar... Sonunda havuçları renkli bir çalının arkasında bulmuşlar. Tavşan çok mutlu olmuş, "Teşekkür ederim Ali, sen çok iyi kalplisin!" demiş.
Sonra yollarına devam etmişler. Biraz ileride, bir ağacın dalında ağlayan küçük bir kuş görmüşler. Kuş, yuvasını bulamıyormuş. Ali, Dino’nun sırtından inmiş ve kuşu avucuna almış. "Korkma küçük kuş, seni yuvana biz götürürüz," demiş. Dino da uzun boynuyla yukarı bakmış ve yuvayı bulmuş. Kuşu yuvasına nazikçe bırakmışlar. Kuş sevinçle şarkı söylemiş.
Akşam olmadan eve dönmüşler. Ali, Dino’ya sarılmış. "Bugün ne güzel bir gündü! Arkadaşlarıma yardım ettik, onları mutlu ettik," demiş. Dino da gülümseyerek, "Evet Ali, paylaşmak ve yardım etmek en güzel maceradır. Kalbindeki sevgi her şeyi güzelleştirir," demiş.
Ali, Dino’ya sarılıp gözlerini kapatmış. Rüyasında bile dostlarına yardım eden bir kahramanmış. Ve hepsi, çok ama çok mutlu yaşamışlar.
Bir sabah, güneş pencereden içeri süzülürken, Dino’nun gözleri kırpışmış. Evet, evet! Dino canlanmış! Minik kuyruğunu sallamış ve Ali’ye gülümsemiş. "Günaydın Ali! Bugün harika bir maceraya çıkalım mı?" demiş. Ali çok sevinmiş, hemen atlamış. "Olur! Ama nereye gideceğiz?" diye sormuş.
Dino, "Sürpriz! Ama önce yanımıza biraz meyve ve su alalım. Yolda arkadaşlarımıza da ikram ederiz," demiş. Ali, sepetine kırmızı elmalar, sarı muzlar ve bir sürahi su koymuş. Sonra Dino’nun sırtına binmişler. Dino, yumuşacık adımlarla ormanın içine doğru yürümüş. Kuşlar cıvıldamış, kelebekler onlara eşlik etmiş.
Yolda karşılarına minik bir tavşan çıkmış. Tavşan üzgünmüş çünkü havuçlarını kaybetmiş. Ali hemen sepetinden bir muz uzatmış. "Merak etme, işte sana tatlı bir hediye! Havuçlarını birlikte arayabiliriz," demiş. Tavşan sevinçle zıplamış. Birlikte aramışlar, aramışlar... Sonunda havuçları renkli bir çalının arkasında bulmuşlar. Tavşan çok mutlu olmuş, "Teşekkür ederim Ali, sen çok iyi kalplisin!" demiş.
Sonra yollarına devam etmişler. Biraz ileride, bir ağacın dalında ağlayan küçük bir kuş görmüşler. Kuş, yuvasını bulamıyormuş. Ali, Dino’nun sırtından inmiş ve kuşu avucuna almış. "Korkma küçük kuş, seni yuvana biz götürürüz," demiş. Dino da uzun boynuyla yukarı bakmış ve yuvayı bulmuş. Kuşu yuvasına nazikçe bırakmışlar. Kuş sevinçle şarkı söylemiş.
Akşam olmadan eve dönmüşler. Ali, Dino’ya sarılmış. "Bugün ne güzel bir gündü! Arkadaşlarıma yardım ettik, onları mutlu ettik," demiş. Dino da gülümseyerek, "Evet Ali, paylaşmak ve yardım etmek en güzel maceradır. Kalbindeki sevgi her şeyi güzelleştirir," demiş.
Ali, Dino’ya sarılıp gözlerini kapatmış. Rüyasında bile dostlarına yardım eden bir kahramanmış. Ve hepsi, çok ama çok mutlu yaşamışlar.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!