Muhammed Taha’nın Uzay Polisi Macerası
Bir zamanlar, küçük bir kasabada Muhammed Taha adında dört yaşında bir çocuk yaşarmış. Muhammed Taha’nın en sevdiği şey polis olmaktı. Her gün oyuncak polis şapkasını takar, eline oyuncak el fenerini alır ve mahallede devriye gezerdi. Bir akşam, annesi ona uyku vakti geldiğini söyleyince, Muhammed Taha yatağına yattı ama gözlerini kapatınca rüyasında bambaşka bir dünyaya uyandı.
Gözlerini açtığında kendini yıldızların arasında, parlak bir uzay gemisinin içinde buldu. Minik ellerini camdan dışarı uzattığında yıldızlar sanki ona gülümsüyordu. Tam o sırada geminin kaptanı, sevimli bir uzaylı arkadaşı geldi. “Merhaba Muhammed Taha! Seni Uzay Polisi olarak göreve çağırıyorum,” dedi. Muhammed Taha çok heyecanlandı. Hemen polis şapkasını taktı ve el fenerini aldı.
Uzay gemisiyle Ay’a doğru yol aldılar. Ay’da minik bir roket kaybolmuştu. Muhammed Taha, polis el feneriyle gökyüzünü taradı. Birden parlak bir ışık gördü. “Bakın, orada!” diye bağırdı. Uzaylı arkadaşıyla birlikte roketi buldular. Meğer roketin içinde ufacık bir uzaylı bebek varmış, annesini kaybetmiş. Muhammed Taha, bebeğe tatlı bir sesle, “Merak etme, seni annene götüreceğiz,” dedi. Uzaylı arkadaşı da yardım etti ve kısa sürede bebeğin annesini buldular. Anne uzaylı, Muhammed Taha’ya sarılıp teşekkür etti.
Görev başarıyla tamamlanmıştı. Uzaylı arkadaşı, “Sen harika bir polissin Muhammed Taha. İnsanlara yardım etmek ve arkadaşlarına sahip çıkmak ne güzel,” dedi. Muhammed Taha gururla gülümsedi. Uzay gemisiyle yavaşça Dünya’ya döndüler. O sırada gökyüzünde bir yıldız kaydı, Muhammed Taha dilek diledi: “Herkesin birbirine yardım ettiği mutlu bir dünya olsun.”
Sonra annesinin sesi duyuldu: “Muhammed Taha uyan, kahvaltı vakti.” Gözlerini açtığında odasında olduğunu fark etti. Annesine rüyasını anlattı ve “Anne, ben büyüyünce uzay polisi olacağım,” dedi. Annesi onu kucaklayıp öptü. O günden sonra Muhammed Taha, her gece yatağına yattığında sevdiklerine yardım etmeyi ve arkadaşlarıyla paylaşmayı hiç unutmadı. Rüyaları hep yıldızlarla doluydu. Ve her şey çok, ama çok güzeldi.
Gözlerini açtığında kendini yıldızların arasında, parlak bir uzay gemisinin içinde buldu. Minik ellerini camdan dışarı uzattığında yıldızlar sanki ona gülümsüyordu. Tam o sırada geminin kaptanı, sevimli bir uzaylı arkadaşı geldi. “Merhaba Muhammed Taha! Seni Uzay Polisi olarak göreve çağırıyorum,” dedi. Muhammed Taha çok heyecanlandı. Hemen polis şapkasını taktı ve el fenerini aldı.
Uzay gemisiyle Ay’a doğru yol aldılar. Ay’da minik bir roket kaybolmuştu. Muhammed Taha, polis el feneriyle gökyüzünü taradı. Birden parlak bir ışık gördü. “Bakın, orada!” diye bağırdı. Uzaylı arkadaşıyla birlikte roketi buldular. Meğer roketin içinde ufacık bir uzaylı bebek varmış, annesini kaybetmiş. Muhammed Taha, bebeğe tatlı bir sesle, “Merak etme, seni annene götüreceğiz,” dedi. Uzaylı arkadaşı da yardım etti ve kısa sürede bebeğin annesini buldular. Anne uzaylı, Muhammed Taha’ya sarılıp teşekkür etti.
Görev başarıyla tamamlanmıştı. Uzaylı arkadaşı, “Sen harika bir polissin Muhammed Taha. İnsanlara yardım etmek ve arkadaşlarına sahip çıkmak ne güzel,” dedi. Muhammed Taha gururla gülümsedi. Uzay gemisiyle yavaşça Dünya’ya döndüler. O sırada gökyüzünde bir yıldız kaydı, Muhammed Taha dilek diledi: “Herkesin birbirine yardım ettiği mutlu bir dünya olsun.”
Sonra annesinin sesi duyuldu: “Muhammed Taha uyan, kahvaltı vakti.” Gözlerini açtığında odasında olduğunu fark etti. Annesine rüyasını anlattı ve “Anne, ben büyüyünce uzay polisi olacağım,” dedi. Annesi onu kucaklayıp öptü. O günden sonra Muhammed Taha, her gece yatağına yattığında sevdiklerine yardım etmeyi ve arkadaşlarıyla paylaşmayı hiç unutmadı. Rüyaları hep yıldızlarla doluydu. Ve her şey çok, ama çok güzeldi.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!