Atlas ve Yıldız Dinozoru
Bir varmış, bir yokmuş. Gökyüzünün en yüksek yerinde, pamuk gibi bulutların üzerinde, parlak yıldızların arasında yaşayan minik bir dinozor varmış. Bu dinozorun pulları, gece gökyüzü gibi mavi ve üzerinde minik minik yıldızlar parlarmış. Adı, Yıldız Dinozoru’ymuş.
Yıldız Dinozoru, her gece uyumadan önce gökyüzünde süzülür, yeryüzündeki çocuklara tatlı rüyalar dağıtırmış. O gece de kanatlarını açmış, yıldız tozları saçarak uçarken, aşağıda küçük bir ev görmüş. Evin penceresinden sıcacık bir ışık süzülüyormuş. Pencereden içeri baktığında, yatağında minik Atlas’ı görmüş. Atlas, elinde oyuncak bir dinozor tutuyor, gözlerini kocaman açmış tavana bakıyormuş. Yıldız Dinozoru çok sevinmiş. “Merhaba küçük Atlas!” diye fısıldamış. Atlas, gözlerine inanamamış. Karşısında, oyuncak dinozoruna benzeyen ama koskocaman, ışıl ışıl parlayan bir dinozor duruyormuş.
Yıldız Dinozoru, “Korkma Atlas,” demiş tatlı bir sesle. “Ben sana iyi geceler demeye geldim. Bak, sana bir sürpriz getirdim.” Dinozor, kocaman mavi patisiyle Atlas’ın alnına hafifçe dokunmuş. O anda Atlas’ın etrafı, minik yıldızlar ve pamuk gibi bulutlarla dolmuş. Birlikte gökyüzüne süzülmüşler. Bulutların üzerinde yumuşacık bir yatak varmış. Atlas, Yıldız Dinozoru’nun sırtına uzanmış. Dinozor, ona gökyüzündeki parlak yıldızların isimlerini öğretmiş: “Şu en parlak olanı, Atlas Yıldızı. O, senin gibi cesur ve iyi kalpli çocukların yıldızı.” Atlas çok mutlu olmuş. Dinozor, yıldız tozlarından bir battaniye örtmüş üzerine. Battaniye, Atlas’ı öyle güzel ısıtmış ki, minik çocuğun gözleri yavaşça kapanmaya başlamış.
Yıldız Dinozoru, Atlas’a şarkı söylemiş: “Uyu Atlas, uyu, yıldızlar seni korusun. Rüyaların sevgi dolu, kalbin hep huzurla dolsun.” Atlas, dinozorun sırtında, yıldızların arasında, en tatlı rüyalara dalmış. Sabah olduğunda ise kendi yatağında uyanmış. Yanında, oyuncak dinozoru duruyormuş. Pencereden içeri güneş ışığı vuruyormuş. Atlas, dinozoruna sarılmış ve gülümsemiş. Artık biliyormuş ki, gökyüzünde onu izleyen ve koruyan bir dostu var. Her gece, Yıldız Dinozoru ona tatlı rüyalar fısıldarmış. Ve Atlas, her sabah sevgiyle uyanırmış.
Yıldız Dinozoru, her gece uyumadan önce gökyüzünde süzülür, yeryüzündeki çocuklara tatlı rüyalar dağıtırmış. O gece de kanatlarını açmış, yıldız tozları saçarak uçarken, aşağıda küçük bir ev görmüş. Evin penceresinden sıcacık bir ışık süzülüyormuş. Pencereden içeri baktığında, yatağında minik Atlas’ı görmüş. Atlas, elinde oyuncak bir dinozor tutuyor, gözlerini kocaman açmış tavana bakıyormuş. Yıldız Dinozoru çok sevinmiş. “Merhaba küçük Atlas!” diye fısıldamış. Atlas, gözlerine inanamamış. Karşısında, oyuncak dinozoruna benzeyen ama koskocaman, ışıl ışıl parlayan bir dinozor duruyormuş.
Yıldız Dinozoru, “Korkma Atlas,” demiş tatlı bir sesle. “Ben sana iyi geceler demeye geldim. Bak, sana bir sürpriz getirdim.” Dinozor, kocaman mavi patisiyle Atlas’ın alnına hafifçe dokunmuş. O anda Atlas’ın etrafı, minik yıldızlar ve pamuk gibi bulutlarla dolmuş. Birlikte gökyüzüne süzülmüşler. Bulutların üzerinde yumuşacık bir yatak varmış. Atlas, Yıldız Dinozoru’nun sırtına uzanmış. Dinozor, ona gökyüzündeki parlak yıldızların isimlerini öğretmiş: “Şu en parlak olanı, Atlas Yıldızı. O, senin gibi cesur ve iyi kalpli çocukların yıldızı.” Atlas çok mutlu olmuş. Dinozor, yıldız tozlarından bir battaniye örtmüş üzerine. Battaniye, Atlas’ı öyle güzel ısıtmış ki, minik çocuğun gözleri yavaşça kapanmaya başlamış.
Yıldız Dinozoru, Atlas’a şarkı söylemiş: “Uyu Atlas, uyu, yıldızlar seni korusun. Rüyaların sevgi dolu, kalbin hep huzurla dolsun.” Atlas, dinozorun sırtında, yıldızların arasında, en tatlı rüyalara dalmış. Sabah olduğunda ise kendi yatağında uyanmış. Yanında, oyuncak dinozoru duruyormuş. Pencereden içeri güneş ışığı vuruyormuş. Atlas, dinozoruna sarılmış ve gülümsemiş. Artık biliyormuş ki, gökyüzünde onu izleyen ve koruyan bir dostu var. Her gece, Yıldız Dinozoru ona tatlı rüyalar fısıldarmış. Ve Atlas, her sabah sevgiyle uyanırmış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!