Zeynep ve Yıldız Tavşanı
Bir varmış, bir yokmuş. Geceleri gökyüzüne baktığında en çok yıldızları seven minik bir kız çocuğu varmış. Adı Zeynep’miş. Zeynep’in bir de Pamuk adında, bembeyaz, upuzun kulaklı bir tavşanı varmış. Pamuk, Zeynep’in en yakın arkadaşıymış. Her gece yatmadan önce pencereden yıldızlara bakarlar, Pamuk’un kulaklarıyla Zeynep’in saçlarını okşarlarmış.
Bir akşam, Zeynep yine yıldızlara bakarken parlak bir yıldız hızla büyümüş, odanın içine bir ışık topu gibi girmiş. Işığın içinden küçücük, kanatlı bir tavşan çıkmış. Bu, Ay Tavşanı’ymış! “Merhaba Zeynep,” demiş sevimli sesiyle. “Ben Gökyüzü Krallığı’ndan geliyorum. Yıldızların arasında kaybolmuş bir yıldız tohumu buldum. Onu tekrar gökyüzüne dikmek için yardımına ihtiyacım var. Pamuk da seninle gelsin!”
Zeynep çok heyecanlanmış. Hemen Pamuk’u kucağına almış, Ay Tavşanı’nın ışıltılı izini takip etmişler. Bulutların üzerinde yumuşacık bir yolda yürümüşler. Yolda yıldız böcekleriyle karşılaşmışlar. Zeynep, onlara gülümseyerek “Merhaba küçük ışıklar, ne güzelsiniz!” demiş. Yıldız böcekleri de sevinçle etraflarında dans etmiş.
Sonunda Gökyüzü Bahçesi’ne varmışlar. Orada solgun bir yıldız tohumu duruyormuş. Ay Tavşanı, “Bu tohumu sulamalıyız ama gözyaşı yerine sevgi sözcükleri gerek. Ona sevgi dolu sözler söyler misin?” demiş. Zeynep hemen elini tohumun üzerine koymuş: “Sen çok değerlisin, büyüyünce parlayacaksın ve herkese ışık saçacaksın.” Pamuk da kulaklarını sallamış. Tohum birden ışıldamış, büyümüş, büyümüş… Gökyüzüne yükselmiş ve upuzun bir yıldız kuyruğu olmuş.
Ay Tavşanı çok mutlu olmuş. “Teşekkür ederim Zeynepçik, Pamuk. Sevgi sözcükleri her şeyi güzelleştirir.” Zeynep, Pamuk’a sıkıca sarılmış: “Biz hep birlikte her yıldıza sevgi taşıyabiliriz, değil mi Pamuk?” Pamuk da başını sallamış.
O gece Zeynep yatağına uzandığında pencereden daha parlak yıldızlar görmüş. Hepsine el sallamış. O uyurken yıldızlar da ona ninni söylemiş. Ve Zeynep, masmavi bir gökyüzü rüyasında, Pamuk’la birlikte mutlulukla koşuyormuş.
Bir akşam, Zeynep yine yıldızlara bakarken parlak bir yıldız hızla büyümüş, odanın içine bir ışık topu gibi girmiş. Işığın içinden küçücük, kanatlı bir tavşan çıkmış. Bu, Ay Tavşanı’ymış! “Merhaba Zeynep,” demiş sevimli sesiyle. “Ben Gökyüzü Krallığı’ndan geliyorum. Yıldızların arasında kaybolmuş bir yıldız tohumu buldum. Onu tekrar gökyüzüne dikmek için yardımına ihtiyacım var. Pamuk da seninle gelsin!”
Zeynep çok heyecanlanmış. Hemen Pamuk’u kucağına almış, Ay Tavşanı’nın ışıltılı izini takip etmişler. Bulutların üzerinde yumuşacık bir yolda yürümüşler. Yolda yıldız böcekleriyle karşılaşmışlar. Zeynep, onlara gülümseyerek “Merhaba küçük ışıklar, ne güzelsiniz!” demiş. Yıldız böcekleri de sevinçle etraflarında dans etmiş.
Sonunda Gökyüzü Bahçesi’ne varmışlar. Orada solgun bir yıldız tohumu duruyormuş. Ay Tavşanı, “Bu tohumu sulamalıyız ama gözyaşı yerine sevgi sözcükleri gerek. Ona sevgi dolu sözler söyler misin?” demiş. Zeynep hemen elini tohumun üzerine koymuş: “Sen çok değerlisin, büyüyünce parlayacaksın ve herkese ışık saçacaksın.” Pamuk da kulaklarını sallamış. Tohum birden ışıldamış, büyümüş, büyümüş… Gökyüzüne yükselmiş ve upuzun bir yıldız kuyruğu olmuş.
Ay Tavşanı çok mutlu olmuş. “Teşekkür ederim Zeynepçik, Pamuk. Sevgi sözcükleri her şeyi güzelleştirir.” Zeynep, Pamuk’a sıkıca sarılmış: “Biz hep birlikte her yıldıza sevgi taşıyabiliriz, değil mi Pamuk?” Pamuk da başını sallamış.
O gece Zeynep yatağına uzandığında pencereden daha parlak yıldızlar görmüş. Hepsine el sallamış. O uyurken yıldızlar da ona ninni söylemiş. Ve Zeynep, masmavi bir gökyüzü rüyasında, Pamuk’la birlikte mutlulukla koşuyormuş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!