Küçük Kutay Kağan'ın Macera Dolu Arabası
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin en tatlı gülümsediği, çiçeklerin rengârenk açtığı yemyeşil bir köyde, küçücük bir çocuk yaşarmış. Bu çocuğun adı Kutay Kağan'mış. Kutay Kağan'ın en sevdiği şey, kıpkırmızı, parlak mavi tekerlekleri olan minik arabasıymış. Bu arabayla her gün bahçede, evin önündeki yolda, hatta hayalinde bile gezintiye çıkarmış.
Bir sabah, Kutay Kağan arabasıyla bahçede oynarken, minik bir kuş yavrusu görmüş. Kuş yavrusu, bir ağacın dalından düşmüş, minicik kanatlarıyla çırpınıyormuş. Kutay Kağan hemen arabasından inmiş, kuş yavrusunu avuçlarına almış. "Üzülme minik kuş," demiş. "Seni yuvana geri götüreceğim."
Ama ağaç çok yüksekmiş. Kutay Kağan uzanmış, zıplamış ama yetişememiş. Tam o sırada, arabasının kırmızı kapısının parladığını görmüş. Araba sanki ona sesleniyormuş: "Kutay Kağan, beni kullan! Seni yukarı taşıyabilirim!" Kutay Kağan sevinçle arabasına binmiş. Araba, yavaşça havaya yükselmiş, ağacın en yüksek dalına ulaşmış. Kutay Kağan, kuş yavrusunu dikkatlice yuvasına bırakmış. Anne kuş, yavrusunu görünce çok sevinmiş, cıvıl cıvıl şarkılar söylemiş.
O günden sonra Kutay Kağan ve arabası, köydeki bütün hayvanlara yardım etmişler. Minik bir tavşana havuç bulmuşlar, yuvasını kaybeden bir kirpiye yeni bir yuva yapmışlar. Her yardım ettiklerinde, arabası daha da parlak, daha da güçlü oluyormuş. Kutay Kağan, yardım etmenin ve paylaşmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrenmiş.
Akşam olunca, yıldızlar gökyüzünü süslemiş. Kutay Kağan, arabasını yanına almış, başını yastığına koymuş. Arabası, ona minik bir ışık gibi parlayarak "İyi geceler Kutay Kağan," demiş. Kutay Kağan da "İyi geceler arabacığım," diyerek gözlerini kapatmış. Rüyasında, arabasıyla bulutların üzerinde, rengârenk kelebeklerle birlikte uçmuş. Kalbi sevgiyle dolmuş, huzurla uyumuş.
Ve onlar, hep birlikte, mutlu mesut yaşamışlar.
Bir sabah, Kutay Kağan arabasıyla bahçede oynarken, minik bir kuş yavrusu görmüş. Kuş yavrusu, bir ağacın dalından düşmüş, minicik kanatlarıyla çırpınıyormuş. Kutay Kağan hemen arabasından inmiş, kuş yavrusunu avuçlarına almış. "Üzülme minik kuş," demiş. "Seni yuvana geri götüreceğim."
Ama ağaç çok yüksekmiş. Kutay Kağan uzanmış, zıplamış ama yetişememiş. Tam o sırada, arabasının kırmızı kapısının parladığını görmüş. Araba sanki ona sesleniyormuş: "Kutay Kağan, beni kullan! Seni yukarı taşıyabilirim!" Kutay Kağan sevinçle arabasına binmiş. Araba, yavaşça havaya yükselmiş, ağacın en yüksek dalına ulaşmış. Kutay Kağan, kuş yavrusunu dikkatlice yuvasına bırakmış. Anne kuş, yavrusunu görünce çok sevinmiş, cıvıl cıvıl şarkılar söylemiş.
O günden sonra Kutay Kağan ve arabası, köydeki bütün hayvanlara yardım etmişler. Minik bir tavşana havuç bulmuşlar, yuvasını kaybeden bir kirpiye yeni bir yuva yapmışlar. Her yardım ettiklerinde, arabası daha da parlak, daha da güçlü oluyormuş. Kutay Kağan, yardım etmenin ve paylaşmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrenmiş.
Akşam olunca, yıldızlar gökyüzünü süslemiş. Kutay Kağan, arabasını yanına almış, başını yastığına koymuş. Arabası, ona minik bir ışık gibi parlayarak "İyi geceler Kutay Kağan," demiş. Kutay Kağan da "İyi geceler arabacığım," diyerek gözlerini kapatmış. Rüyasında, arabasıyla bulutların üzerinde, rengârenk kelebeklerle birlikte uçmuş. Kalbi sevgiyle dolmuş, huzurla uyumuş.
Ve onlar, hep birlikte, mutlu mesut yaşamışlar.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!