Yağız ve Minnoş’un Maceraları
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin en tatlı gülümsediği, çiçeklerin en güzel koktuğu bir bahçede, sevim mi sevim bir çocuk yaşarmış. Onun adı Yağız’mış. Yağız’ın en sevdiği şey, rengârenk toplarla oynamak ve minik patileriyle ona dokunan, yumuşacık tüylü bir kediye sahip olmakmış.
Yağız’ın bu hayali bir sabah gerçek olmuş. Kapılarını çalan bir miyavlama sesiyle uyanmış. Kapıyı açtığında, karşısında bembeyaz, minicik bir kedi yavrusu duruyormuş. Kediciğin gözleri iki yeşil zümrüt gibi parlıyormuş. Yağız hemen onu kucağına almış ve ona “Minnoş” adını vermiş.
Minnoş da Yağız’ı çok sevmiş. O günden sonra ikisi hiç ayrılmamışlar. Birlikte bahçede kelebekleri kovalamışlar, kırmızı ve sarı toplarla oynamışlar. Yağız, Minnoş’a her gün taze süt vermiş, Minnoş da mırlayarak onun kucağında uyumuş.
Bir gün Yağız, Minnoş’a sormuş: “Minnoş, neden hep mırlarsın?” Minnoş da mırlayarak cevap vermiş: “Mırlamak, çok mutlu olduğum anlamına gelir. Seninle oynarken, süt içerken ve seni görünce hep mırlıyorum.” Yağız çok sevinmiş. O da her gün Minnoş’a sarılıp “Ben de seni çok seviyorum Minnoş” dermiş.
Akşam olmuş, yıldızlar gökyüzünü süslemiş. Yağız, Minnoş’u yatağının yanındaki yumuşacık mindere yatırmış. Minnoş mır mır mırlayarak uykuya dalmış. Yağız da onun yanına uzanmış, gözlerini kapatmış. Rüyasında Minnoş’la bulutların üzerinde zıpladıklarını, rengârenk toplarla oynadıklarını görmüş.
İşte o günden sonra Yağız, her canlının sevgiye ihtiyacı olduğunu öğrenmiş. Ve her gece, uyumadan önce Minnoş’a sarılıp “İyi geceler” dermiş. Ve onlar, sevgi dolu kalpleriyle, mutluluk içinde yaşamışlar.
Yağız’ın bu hayali bir sabah gerçek olmuş. Kapılarını çalan bir miyavlama sesiyle uyanmış. Kapıyı açtığında, karşısında bembeyaz, minicik bir kedi yavrusu duruyormuş. Kediciğin gözleri iki yeşil zümrüt gibi parlıyormuş. Yağız hemen onu kucağına almış ve ona “Minnoş” adını vermiş.
Minnoş da Yağız’ı çok sevmiş. O günden sonra ikisi hiç ayrılmamışlar. Birlikte bahçede kelebekleri kovalamışlar, kırmızı ve sarı toplarla oynamışlar. Yağız, Minnoş’a her gün taze süt vermiş, Minnoş da mırlayarak onun kucağında uyumuş.
Bir gün Yağız, Minnoş’a sormuş: “Minnoş, neden hep mırlarsın?” Minnoş da mırlayarak cevap vermiş: “Mırlamak, çok mutlu olduğum anlamına gelir. Seninle oynarken, süt içerken ve seni görünce hep mırlıyorum.” Yağız çok sevinmiş. O da her gün Minnoş’a sarılıp “Ben de seni çok seviyorum Minnoş” dermiş.
Akşam olmuş, yıldızlar gökyüzünü süslemiş. Yağız, Minnoş’u yatağının yanındaki yumuşacık mindere yatırmış. Minnoş mır mır mırlayarak uykuya dalmış. Yağız da onun yanına uzanmış, gözlerini kapatmış. Rüyasında Minnoş’la bulutların üzerinde zıpladıklarını, rengârenk toplarla oynadıklarını görmüş.
İşte o günden sonra Yağız, her canlının sevgiye ihtiyacı olduğunu öğrenmiş. Ve her gece, uyumadan önce Minnoş’a sarılıp “İyi geceler” dermiş. Ve onlar, sevgi dolu kalpleriyle, mutluluk içinde yaşamışlar.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!