Zeynep Naz ve Minik Fil Fino
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin her sabah tatlı tatlı gülümsediği, çiçeklerin rengârenk açtığı yemyeşil bir ormanda, Zeynep Naz adında sevimli bir kız yaşarmış. Zeynep Naz, en çok filleri severmiş. Odasının duvarında kocaman bir fil resmi asılıymış ve her gece yatmadan önce o resme bakıp “Bir gün gerçek bir fil arkadaşım olsun isterim,” dermiş.
Bir sabah, Zeynep Naz ormanda yürüyüşe çıkmış. Kuşlar cıvıl cıvıl ötüyor, kelebekler dans ediyormuş. Birden, bir ağacın arkasından minicik, yumuşacık bir hortum görmüş. O da ne? Minik bir fil! Fino adındaki bu küçük fil, annesini arıyormuş.
Zeynep Naz hemen Fino’nun yanına gitmiş. “Merhaba Fino, neden üzgünsün?” diye sormuş. Fino, “Annamı kaybettim, onu bulamıyorum,” diye fısıldamış. Zeynep Naz hiç düşünmeden, “Üzülme, ben sana yardım ederim! İkimiz birlikte ararız,” demiş.
Birlikte yola çıkmışlar. Ormanda yürürken bir sincap görmüşler. Sincap, “Fino’nun annesi büyük bir nehrin yanındaki muz ağaçlarında olabilir,” demiş. Zeynep Naz ile Fino hemen nehrin yolunu tutmuşlar. Yolda bir tavşanla karşılaşmışlar. Tavşan, “Size yardım edeyim, ben hızlı koşarım, önden gidip bakarım,” demiş. Kısa sürede tavşan geri dönmüş ve “Onu buldum! Nehrin kenarında su içiyor,” diye sevinçle haber vermiş.
Zeynep Naz ve Fino koşarak nehrin kenarına varmışlar. Fino, annesini görünce çok mutlu olmuş. Kocaman hortumuyla Zeynep Naz’a sarılmış, teşekkür etmiş. “Sen ne kadar iyi bir arkadaşsın,” demiş. Zeynep Naz da gülümseyerek, “Arkadaşlara yardım etmek çok güzel. Birlikte her şeyi başarabiliriz,” diye cevap vermiş.
O günden sonra Zeynep Naz, Fino ve annesiyle sık sık buluşup oyunlar oynamış. Herkes birbirine yardım etmiş ve orman hep neşe içinde kalmış. Zeynep Naz her gece yatağına yatarken, “Sevgi ve yardımlaşma her şeyi güzelleştirir,” diyerek mutlu mutlu uyumuş.
Ve o güzel ormanda, dostluk hiç bitmeyen bir masal gibi sonsuza dek sürmüş.
Bir sabah, Zeynep Naz ormanda yürüyüşe çıkmış. Kuşlar cıvıl cıvıl ötüyor, kelebekler dans ediyormuş. Birden, bir ağacın arkasından minicik, yumuşacık bir hortum görmüş. O da ne? Minik bir fil! Fino adındaki bu küçük fil, annesini arıyormuş.
Zeynep Naz hemen Fino’nun yanına gitmiş. “Merhaba Fino, neden üzgünsün?” diye sormuş. Fino, “Annamı kaybettim, onu bulamıyorum,” diye fısıldamış. Zeynep Naz hiç düşünmeden, “Üzülme, ben sana yardım ederim! İkimiz birlikte ararız,” demiş.
Birlikte yola çıkmışlar. Ormanda yürürken bir sincap görmüşler. Sincap, “Fino’nun annesi büyük bir nehrin yanındaki muz ağaçlarında olabilir,” demiş. Zeynep Naz ile Fino hemen nehrin yolunu tutmuşlar. Yolda bir tavşanla karşılaşmışlar. Tavşan, “Size yardım edeyim, ben hızlı koşarım, önden gidip bakarım,” demiş. Kısa sürede tavşan geri dönmüş ve “Onu buldum! Nehrin kenarında su içiyor,” diye sevinçle haber vermiş.
Zeynep Naz ve Fino koşarak nehrin kenarına varmışlar. Fino, annesini görünce çok mutlu olmuş. Kocaman hortumuyla Zeynep Naz’a sarılmış, teşekkür etmiş. “Sen ne kadar iyi bir arkadaşsın,” demiş. Zeynep Naz da gülümseyerek, “Arkadaşlara yardım etmek çok güzel. Birlikte her şeyi başarabiliriz,” diye cevap vermiş.
O günden sonra Zeynep Naz, Fino ve annesiyle sık sık buluşup oyunlar oynamış. Herkes birbirine yardım etmiş ve orman hep neşe içinde kalmış. Zeynep Naz her gece yatağına yatarken, “Sevgi ve yardımlaşma her şeyi güzelleştirir,” diyerek mutlu mutlu uyumuş.
Ve o güzel ormanda, dostluk hiç bitmeyen bir masal gibi sonsuza dek sürmüş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!