Prenses Buğlem’in Sihirli Orman Macerası
Bir varmış, bir yokmuş. Minik Buğlem, uyku vakti gelince annesinin kucağına kıvrılır, masal dinlemeyi çok severmiş. O gece annesi, “Bugün sana prenseslerin sihirli dünyasından bir masal anlatacağım,” demiş.
Buğlem’in en sevdiği şey prenseslermiş. Gözlerini kocaman açmış, heyecanla dinlemeye başlamış.
Bir akşam, Buğlem odasında oynarken tavandan minik, ışıltılı bir toz dökülmüş. Tozlar pembe ve mavi yıldızlara dönüşmüş, sonra da küçük bir kelebek olup Buğlem’in burnuna konmuş. Kelebek, “Merhaba Buğlem! Beni Prenses Lila gönderdi. Seni sihirli ormanına davet ediyor,” demiş.
Buğlem çok mutlu olmuş. Kelebek ona bir parıltı saçmış, Buğlem’in pijamaları ışıl ışıl bir prenses elbisesine dönüşmüş. Başında da minik bir taç belirmiş. Sonra birlikte uçarak sihirli ormana gitmişler.
Ormanda her yer rengârenk çiçeklerle doluyormuş. Ağaçlar şarkı söyler, göller gülümsermiş. Prenses Lila, gökkuşağından bir elbiseyle Buğlem’i karşılamış. “Hoş geldin küçük prenses!” demiş. Buğlem çok sevinmiş, “Ben de prenses oldum!” diye zıplamış.
Birlikte ormanda yürürken küçük bir tavşan görmüşler. Tavşan üzgünmüş çünkü sepetindeki çiçekleri düşürmüş. Buğlem hemen eğilmiş, “Üzülme, sana yardım ederim,” demiş. Birlikte çiçekleri toplamışlar, tavşan sevinçle zıplamış. “Teşekkür ederim iyi kalpli prenses!” demiş.
Sonra Prenses Lila, “Yardım etmek en güzel sihirdir. Sen bunu başardın,” diyerek Buğlem’e minik bir yıldız vermiş. “Bu yıldız, her gece uyurken seni korusun,” demiş.
Buğlem gökyüzüne bakmış, yıldızlar parıldıyormuş. Kelebek onu tekrar odasına getirmiş. Yatağına uzandığında elindeki yıldız hafifçe parlamış ve onu uykuya daldırmış.
O gece Buğlem, rüyasında prenseslerle dans etmiş, hep mutlu olmuş. Çünkü yardımseverlik ve dostluk en büyük sihirmiş. Ve minik Buğlem, her gece o yıldızın ışığında huzurla uyumuş.
Buğlem’in en sevdiği şey prenseslermiş. Gözlerini kocaman açmış, heyecanla dinlemeye başlamış.
Bir akşam, Buğlem odasında oynarken tavandan minik, ışıltılı bir toz dökülmüş. Tozlar pembe ve mavi yıldızlara dönüşmüş, sonra da küçük bir kelebek olup Buğlem’in burnuna konmuş. Kelebek, “Merhaba Buğlem! Beni Prenses Lila gönderdi. Seni sihirli ormanına davet ediyor,” demiş.
Buğlem çok mutlu olmuş. Kelebek ona bir parıltı saçmış, Buğlem’in pijamaları ışıl ışıl bir prenses elbisesine dönüşmüş. Başında da minik bir taç belirmiş. Sonra birlikte uçarak sihirli ormana gitmişler.
Ormanda her yer rengârenk çiçeklerle doluyormuş. Ağaçlar şarkı söyler, göller gülümsermiş. Prenses Lila, gökkuşağından bir elbiseyle Buğlem’i karşılamış. “Hoş geldin küçük prenses!” demiş. Buğlem çok sevinmiş, “Ben de prenses oldum!” diye zıplamış.
Birlikte ormanda yürürken küçük bir tavşan görmüşler. Tavşan üzgünmüş çünkü sepetindeki çiçekleri düşürmüş. Buğlem hemen eğilmiş, “Üzülme, sana yardım ederim,” demiş. Birlikte çiçekleri toplamışlar, tavşan sevinçle zıplamış. “Teşekkür ederim iyi kalpli prenses!” demiş.
Sonra Prenses Lila, “Yardım etmek en güzel sihirdir. Sen bunu başardın,” diyerek Buğlem’e minik bir yıldız vermiş. “Bu yıldız, her gece uyurken seni korusun,” demiş.
Buğlem gökyüzüne bakmış, yıldızlar parıldıyormuş. Kelebek onu tekrar odasına getirmiş. Yatağına uzandığında elindeki yıldız hafifçe parlamış ve onu uykuya daldırmış.
O gece Buğlem, rüyasında prenseslerle dans etmiş, hep mutlu olmuş. Çünkü yardımseverlik ve dostluk en büyük sihirmiş. Ve minik Buğlem, her gece o yıldızın ışığında huzurla uyumuş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!