Ege ve Dostu Örümcek Adam
Bir zamanlar, Oyun Bahçesi’nin hemen yanındaki küçük bir evde Ege adında neşeli bir çocuk yaşardı. Ege, en çok örümcek adamı severdi. Her gece yatmadan önce kırmızı mavi kostümüne bakar, “Ben de senin gibi olacağım!” derdi. Bir gece, ay ışığı odasını gümüş rengine boyarken, Ege’nin penceresine bir tık sesi geldi. Tık tık!
Ege perdeyi aralayınca karşısında gerçek Örümcek Adam’ı gördü. “Merhaba küçük dostum,” dedi Örümcek Adam. “Macera ister misin?” Ege heyecanla başını salladı. Örümcek Adam, Ege’yi sırtına aldı ve birlikte yumuşacık bir örümcek ağıyla bulutların arasına doğru süzüldüler.
Bulutların üstünde rengârenk çiçekler ve şeker gibi kokan bir oyun parkı vardı. Burada minik bir sincap, ağaçtan kaybettiği cevizlerini bulamıyordu. Ege hemen yardım etmek istedi. Örümcek Adam, bileklerinden uzayan bir ipekle cevizleri tek tek topladı. Ege de sincaba tatlı sözler söyleyerek onu neşelendirdi. Sincap, “Teşekkür ederim Ege,” diye zıpladı.
Sonra bir kiraz ağacının dalında sallanan bir tırtıl gördüler. Tırtıl üzgündü çünkü kelebek olmayı özlüyordu. Örümcek Adam, “Arkadaşım Ege’nin sıcacık kalbi sana güç verecek,” dedi. Ege, tırtılın yanına oturup ona bir ninni mırıldandı. Tırtıl uykuya daldı ve sabaha kelebek olmak için rüyasında uçtu.
O gece Ege, Örümcek Adam’la parkta oynadı, kaydıraktan kaydı, tahterevallide sallandı. En çok da yıldızları toplayıp birbirlerine hediye ettiler. Örümcek Adam şöyle dedi: “Ege, en büyük macera, arkadaşlarına sevgiyle yardım etmek. Sen zaten içindeki kahramanı bulmuşsun.” Ege mutlulukla gülümsedi.
Sabah olduğunda Ege, kendi yatağında uyandı. Penceresinden içeri güneş ışığı süzülüyordu. O günden sonra Ege, herkese yardım eden, sevgi dolu bir çocuk oldu. Ve her gece, uykuya dalmadan önce Örümcek Adam’ın dostluğunu hatırlayarak tatlı tatlı uyudu.
Ege perdeyi aralayınca karşısında gerçek Örümcek Adam’ı gördü. “Merhaba küçük dostum,” dedi Örümcek Adam. “Macera ister misin?” Ege heyecanla başını salladı. Örümcek Adam, Ege’yi sırtına aldı ve birlikte yumuşacık bir örümcek ağıyla bulutların arasına doğru süzüldüler.
Bulutların üstünde rengârenk çiçekler ve şeker gibi kokan bir oyun parkı vardı. Burada minik bir sincap, ağaçtan kaybettiği cevizlerini bulamıyordu. Ege hemen yardım etmek istedi. Örümcek Adam, bileklerinden uzayan bir ipekle cevizleri tek tek topladı. Ege de sincaba tatlı sözler söyleyerek onu neşelendirdi. Sincap, “Teşekkür ederim Ege,” diye zıpladı.
Sonra bir kiraz ağacının dalında sallanan bir tırtıl gördüler. Tırtıl üzgündü çünkü kelebek olmayı özlüyordu. Örümcek Adam, “Arkadaşım Ege’nin sıcacık kalbi sana güç verecek,” dedi. Ege, tırtılın yanına oturup ona bir ninni mırıldandı. Tırtıl uykuya daldı ve sabaha kelebek olmak için rüyasında uçtu.
O gece Ege, Örümcek Adam’la parkta oynadı, kaydıraktan kaydı, tahterevallide sallandı. En çok da yıldızları toplayıp birbirlerine hediye ettiler. Örümcek Adam şöyle dedi: “Ege, en büyük macera, arkadaşlarına sevgiyle yardım etmek. Sen zaten içindeki kahramanı bulmuşsun.” Ege mutlulukla gülümsedi.
Sabah olduğunda Ege, kendi yatağında uyandı. Penceresinden içeri güneş ışığı süzülüyordu. O günden sonra Ege, herkese yardım eden, sevgi dolu bir çocuk oldu. Ve her gece, uykuya dalmadan önce Örümcek Adam’ın dostluğunu hatırlayarak tatlı tatlı uyudu.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!