Sihirli Ormanın Işıkları
Bir varmış, bir yokmuş, ormanın en sevimli köşesinde, küçük İlay ve onun en sevdiği arkadaşı Cebirşeyt yaşarmış. Cebirşeyt, minik kulakları ve parlak mavi tüyleriyle sihirli bir tavşanmış. Her gece uyumadan önce İlay, Cebirşeyt'e sarılır ve onunla hayaller kurarmış.
Bir akşam, gökyüzünde yıldızlar parıldarken, Cebirşeyt İlay'a fısıldamış: "Haydi, sihirli ormana gidelim, orada ışıklı çiçekler açar." İlay heyecanla kalkmış ve el ele verip ormanın derinliklerine yol almışlar. Orman o kadar güzelmiş ki, ağaçların yaprakları gümüş gibi parlıyormuş. Tam ortada, bir açıklıkta, koskoca bir mantarın üzerinde küçük bir sincap ağlıyormuş.
İlay hemen yanına gitmiş: "Neden üzülüyorsun, minik sincap?" Sincap gözyaşlarını silmiş: "Sihirli taşımı kaybettim. O taş olmadan ormandaki çiçekler ışık saçamaz." Cebirşeyt sivri kulaklarını dikmiş ve parlak gözleriyle etrafı taramış. "Merak etme," demiş, "beraber arayalım."
İlay ve Cebirşeyt, sincapla birlikte yaprakların arasını, mantarların altını didik didik aramışlar. Tam umutlar tükenirken, İlay bir taşın üzerine basmış ve taş parlamaya başlamış. "İşte bu!" diye bağırmış sincap. Taşı yerine koymuşlar ve orman bir anda binlerce renkli ışıkla dolmuş. Çiçekler gülümsemiş, ağaçlar dans etmiş.
Sincap İlay'a ve Cebirşeyt'e teşekkür etmiş: "Siz olmasaydınız, orman karanlıkta kalırdı. Yardımlaşmak ne güzel!" İlay, Cebirşeyt'e sarılmış ve "En iyi arkadaşım sensin," demiş. O gece, yıldızlar altında, İlay mışıl mışıl uyumuş ve rüyasında sihirli ormanın ışıklarıyla dans etmiş. Herkes mutlu, her şey huzurluymuş.
Bir akşam, gökyüzünde yıldızlar parıldarken, Cebirşeyt İlay'a fısıldamış: "Haydi, sihirli ormana gidelim, orada ışıklı çiçekler açar." İlay heyecanla kalkmış ve el ele verip ormanın derinliklerine yol almışlar. Orman o kadar güzelmiş ki, ağaçların yaprakları gümüş gibi parlıyormuş. Tam ortada, bir açıklıkta, koskoca bir mantarın üzerinde küçük bir sincap ağlıyormuş.
İlay hemen yanına gitmiş: "Neden üzülüyorsun, minik sincap?" Sincap gözyaşlarını silmiş: "Sihirli taşımı kaybettim. O taş olmadan ormandaki çiçekler ışık saçamaz." Cebirşeyt sivri kulaklarını dikmiş ve parlak gözleriyle etrafı taramış. "Merak etme," demiş, "beraber arayalım."
İlay ve Cebirşeyt, sincapla birlikte yaprakların arasını, mantarların altını didik didik aramışlar. Tam umutlar tükenirken, İlay bir taşın üzerine basmış ve taş parlamaya başlamış. "İşte bu!" diye bağırmış sincap. Taşı yerine koymuşlar ve orman bir anda binlerce renkli ışıkla dolmuş. Çiçekler gülümsemiş, ağaçlar dans etmiş.
Sincap İlay'a ve Cebirşeyt'e teşekkür etmiş: "Siz olmasaydınız, orman karanlıkta kalırdı. Yardımlaşmak ne güzel!" İlay, Cebirşeyt'e sarılmış ve "En iyi arkadaşım sensin," demiş. O gece, yıldızlar altında, İlay mışıl mışıl uyumuş ve rüyasında sihirli ormanın ışıklarıyla dans etmiş. Herkes mutlu, her şey huzurluymuş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!