Ayaz Uras ve Orman Futbol Takımı
Bir varmış, bir yokmuş. Güneşin en tatlı gülümsediği, çiçeklerin en renkli açtığı yemyeşil bir ormanda, minicik bir tavşan yaşarmış. Bu tavşanın adı Pıtırak’mış. Pıtırak’ın en büyük hayali, ormandaki tüm hayvanlarla birlikte futbol oynamakmış. Ama ne yazık ki, ormanda futbol oynamak için ne bir top ne de bir alan varmış.
Bir gün Pıtırak, neşeyle zıplayarak gezerken, yuvarlak ve parlak bir şey görmüş. Bu, ormanın en yaşlı meşe ağacından düşen kocaman, sarı bir elmaymış. Pıtırak elmayı yuvarlamış, sektirmiş ve çok eğlenmiş. "Bu bir top olabilir!" diye sevinçle bağırmış.
Hemen tüm arkadaşlarını toplamış. Minik kirpi Boncuk, yavaşça sürünerek gelmiş. Uzun boyunlu zürafa Uzun, yaprakların arasından başını uzatmış. Ve tabii ki, kanatları rengarenk kelebek Pır Pır da uçarak katılmış.
"Haydi, futbol oynayalım!" demiş Pıtırak. "Ama nasıl?" demiş Boncuk. "Biz çok küçüğüz, Uzun çok büyük, Pır Pır da uçuyor."
O sırada, Ayaz Uras adında minicik bir çocuk, ormanın kenarında oturmuş, onları izliyormuş. Ayaz Uras'ın elinde, parlak kırmızı ve beyaz renklerde, minicik bir futbol topu varmış. Ayaz Uras, topu yavaşça yuvarlamış. Top, yumuşak çimenlerin üzerinden kayarak hayvanların ortasına gelmiş.
"Bu topu size hediye ediyorum!" demiş Ayaz Uras neşeyle. "Ama futbol oynamak için birbirimize ihtiyacımız var. Herkesin farklı bir yeteneği var. Birlikte oynarsak, çok daha eğlenceli olur!"
Pıtırak zıplayarak topu yakalamış, Boncuk dikenleriyle topu durdurmuş, Uzun uzun boynuyla topu kafasından sektirmiş, Pır Pır da kanatlarıyla topun üzerinde süzülerek ona yol göstermiş. Ayaz Uras da onlara katılmış. Hep birlikte, kahkahalar atarak, güneş batana kadar oynamışlar.
O gün, Ayaz Uras ve tüm orman hayvanları, en güzel şeyin kazanmak değil, birlikte oynamak ve birbirlerine yardım etmek olduğunu öğrenmişler. Sevgi dolu yürekleriyle, yıldızlar gökyüzünde parlamaya başlarken, yorgun ama çok mutlu bir şekilde uykuya dalmışlar.
Ve Ayaz Uras, rüyasında bile futbol oynarken gülümsüyormuş. Çünkü gerçek dostluk, en güzel oyundur.
Bir gün Pıtırak, neşeyle zıplayarak gezerken, yuvarlak ve parlak bir şey görmüş. Bu, ormanın en yaşlı meşe ağacından düşen kocaman, sarı bir elmaymış. Pıtırak elmayı yuvarlamış, sektirmiş ve çok eğlenmiş. "Bu bir top olabilir!" diye sevinçle bağırmış.
Hemen tüm arkadaşlarını toplamış. Minik kirpi Boncuk, yavaşça sürünerek gelmiş. Uzun boyunlu zürafa Uzun, yaprakların arasından başını uzatmış. Ve tabii ki, kanatları rengarenk kelebek Pır Pır da uçarak katılmış.
"Haydi, futbol oynayalım!" demiş Pıtırak. "Ama nasıl?" demiş Boncuk. "Biz çok küçüğüz, Uzun çok büyük, Pır Pır da uçuyor."
O sırada, Ayaz Uras adında minicik bir çocuk, ormanın kenarında oturmuş, onları izliyormuş. Ayaz Uras'ın elinde, parlak kırmızı ve beyaz renklerde, minicik bir futbol topu varmış. Ayaz Uras, topu yavaşça yuvarlamış. Top, yumuşak çimenlerin üzerinden kayarak hayvanların ortasına gelmiş.
"Bu topu size hediye ediyorum!" demiş Ayaz Uras neşeyle. "Ama futbol oynamak için birbirimize ihtiyacımız var. Herkesin farklı bir yeteneği var. Birlikte oynarsak, çok daha eğlenceli olur!"
Pıtırak zıplayarak topu yakalamış, Boncuk dikenleriyle topu durdurmuş, Uzun uzun boynuyla topu kafasından sektirmiş, Pır Pır da kanatlarıyla topun üzerinde süzülerek ona yol göstermiş. Ayaz Uras da onlara katılmış. Hep birlikte, kahkahalar atarak, güneş batana kadar oynamışlar.
O gün, Ayaz Uras ve tüm orman hayvanları, en güzel şeyin kazanmak değil, birlikte oynamak ve birbirlerine yardım etmek olduğunu öğrenmişler. Sevgi dolu yürekleriyle, yıldızlar gökyüzünde parlamaya başlarken, yorgun ama çok mutlu bir şekilde uykuya dalmışlar.
Ve Ayaz Uras, rüyasında bile futbol oynarken gülümsüyormuş. Çünkü gerçek dostluk, en güzel oyundur.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!