Zeynep’in Hayvan Dostları
Bir varmış, bir yokmuş. Güzel mi güzel, minik mi minik bir kız çocuğu varmış, adı Zeynep’miş. Zeynep’in en sevdiği şeyler atlar, kediler ve arabalarmış. Zeynep her sabah uyanır, önce pencereden bakar, sonra bahçeye koşarmış.
Bir gün Zeynep bahçede oynarken, arkadaşı Tekir adında bir kedi görmüş. Tekir, maviş mi maviş gözleriyle Zeynep’e bakmış ve “Miyav!” demiş. Zeynep kediyi sevmiş, tüylerini okşamış. Tekir de mutlu olmuş, mırıl mırıl mırıldanmış.
Derken, uzaktan bir kişneme sesi duyulmuş. Bu, Zeynep’in bir diğer arkadaşı olan Pamuk isimli atın sesiymiş. Pamuk, bembeyaz tüyleriyle koşa koşa Zeynep’in yanına gelmiş. Zeynep, Pamuk’un yelesini okşamış, ona tatlı bir elma vermiş. Pamuk elmayı afiyetle yemiş, “Teşekkür ederim Zeynep,” der gibi başını sallamış.
Zeynep, “Şimdi hep birlikte oynayalım!” demiş. Hemen minicik kırmızı arabasını getirmiş. Arabasının adı Kırmızı’ymış. Kırmızı, pırıl pırıl parlayan tekerlekleriyle Zeynep’i bekliyormuş. Zeynep arabasına binmiş, Tekir kedi yanına atlamış, Pamuk at da onların yanında seke seke yürümüş. Bahçede turlamışlar, gülmüşler, eğlenmişler.
Sonra Zeynep, “Haydi, şimdi çiçekleri sulayalım, toprağa tohum ekelim,” demiş. Kediciğe küçük bir kova, ata da bir sulama kabı vermiş. Hep birlikte çiçeklerin yanına gitmişler. Zeynep tohumları toprağa gömmüş, Tekir patisiyle toprağı hafifçe düzeltmiş, Pamuk da suyu serpmiş. “Büyüyünce güzel çiçekler olacak,” diye sevinmiş Zeynep.
Akşam olmuş, gökyüzü yıldızlarla dolmuş. Zeynep çok mutluymuş. Dostlarıyla oynamış, yardımlaşmış, doğayı sevmiş. Annesi seslenmiş, “Zeynep, uyku zamanı!” Zeynep, arkadaşlarına sarılmış, “Yarın yine oynarız,” demiş. Pamuk ve Tekir başlarını sallamış, mutlu bir şekilde yuvalarına gitmişler. Zeynep de yatağına uzanmış, gözlerini kapatmış. Rüyasında yine atı, kedisi ve arabasıyla koşuyormuş. Ne güzel bir günmüş değil mi? İşte böylece Zeynep, sevgi dolu bir uykuya dalmış.
Bir gün Zeynep bahçede oynarken, arkadaşı Tekir adında bir kedi görmüş. Tekir, maviş mi maviş gözleriyle Zeynep’e bakmış ve “Miyav!” demiş. Zeynep kediyi sevmiş, tüylerini okşamış. Tekir de mutlu olmuş, mırıl mırıl mırıldanmış.
Derken, uzaktan bir kişneme sesi duyulmuş. Bu, Zeynep’in bir diğer arkadaşı olan Pamuk isimli atın sesiymiş. Pamuk, bembeyaz tüyleriyle koşa koşa Zeynep’in yanına gelmiş. Zeynep, Pamuk’un yelesini okşamış, ona tatlı bir elma vermiş. Pamuk elmayı afiyetle yemiş, “Teşekkür ederim Zeynep,” der gibi başını sallamış.
Zeynep, “Şimdi hep birlikte oynayalım!” demiş. Hemen minicik kırmızı arabasını getirmiş. Arabasının adı Kırmızı’ymış. Kırmızı, pırıl pırıl parlayan tekerlekleriyle Zeynep’i bekliyormuş. Zeynep arabasına binmiş, Tekir kedi yanına atlamış, Pamuk at da onların yanında seke seke yürümüş. Bahçede turlamışlar, gülmüşler, eğlenmişler.
Sonra Zeynep, “Haydi, şimdi çiçekleri sulayalım, toprağa tohum ekelim,” demiş. Kediciğe küçük bir kova, ata da bir sulama kabı vermiş. Hep birlikte çiçeklerin yanına gitmişler. Zeynep tohumları toprağa gömmüş, Tekir patisiyle toprağı hafifçe düzeltmiş, Pamuk da suyu serpmiş. “Büyüyünce güzel çiçekler olacak,” diye sevinmiş Zeynep.
Akşam olmuş, gökyüzü yıldızlarla dolmuş. Zeynep çok mutluymuş. Dostlarıyla oynamış, yardımlaşmış, doğayı sevmiş. Annesi seslenmiş, “Zeynep, uyku zamanı!” Zeynep, arkadaşlarına sarılmış, “Yarın yine oynarız,” demiş. Pamuk ve Tekir başlarını sallamış, mutlu bir şekilde yuvalarına gitmişler. Zeynep de yatağına uzanmış, gözlerini kapatmış. Rüyasında yine atı, kedisi ve arabasıyla koşuyormuş. Ne güzel bir günmüş değil mi? İşte böylece Zeynep, sevgi dolu bir uykuya dalmış.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!