Sihir Adam ve Küçük Layım
Bir zamanlar, yemyeşil çiçeklerle dolu bir ormanın kenarında küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada Layım adında iki yaşında bir çocuk yaşarmış. Layım'ın en sevdiği şey, gece gökyüzünde parlayan yıldızlara bakmak ve sihir adamı hayal etmekmiş. Her uyku öncesi annesi ona sihirli masallar anlatır, o da gözlerini kapatıp o masalların içine dalarmış.
Bir akşam, Layım yatağına uzanmış, pencereden içeri dolan ay ışığına bakarken birden odasında hafif bir pırıltı hissetmiş. Gözlerini ovuşturmuş; karşısında rengârenk ışıklarla parlayan, pelerini yıldızlarla bezeli bir sihir adam duruyormuş. Sihir adam, tatlı bir gülümsemeyle "Merhaba Layım, ben senin dostun Sihir Adam," demiş.
Layım çok mutlu olmuş, "Sen gerçekten var mısın?" diye sormuş. Sihir Adam başını sallamış. "Evet, hayal eden her çocuğun yanındayım. Haydi, seni Sihirli Rüyalar Ülkesi'ne götüreyim," demiş. Layım hemen kalkmış, sihir adamın parlayan elini tutmuş. İkisi birlikte bir bulutun üzerine binmişler, gökyüzünde süzülürken yıldızları okşamışlar.
Sihirli Rüyalar Ülkesi'nde pamuk şekerden ağaçlar, çikolata nehirler varmış. Tavşanlar şarkı söyler, kelebekler dans edermiş. Sihir Adam, "Burada her şey sevgiyle büyür," demiş. Layım, bir papatyayı sevince papatyanın rengi değişmiş. "Vay canına!" diye bağırmış Layım. Sihir Adam gülmüş, "Sevgi en büyük sihirdir. Ne zaman birine yardım etsen, ne zaman bir çiçeği sularsan, işte o zaman sihir gerçek olur."
Layım bir süre o ülkede oynamış, yeni arkadaşlar edinmiş. Sonra Sihir Adam, "Uykun geldi, artık yuvana dönme vakti," demiş. Layım gözlerini kapatmış, bir anda kendini yatağında bulmuş. Sihir Adam'ın sesi odada yankılanmış: "Her gece hayal et, her gün sevgiyle büyü, küçük sihirbaz."
Layım, o gece en tatlı rüyasını görmüş. Sabah uyandığında annesine sımsıkı sarılmış ve "Anne, sevgi en büyük sihirmiş!" demiş. Annesi onu öpmüş ve "Aynen öyle, sevgili oğlum," demiş.
Ve Layım, her gece sihir adamın ona öğrettiği bu güzel sırrı hatırlayarak, mutlulukla büyümüş.
Bir akşam, Layım yatağına uzanmış, pencereden içeri dolan ay ışığına bakarken birden odasında hafif bir pırıltı hissetmiş. Gözlerini ovuşturmuş; karşısında rengârenk ışıklarla parlayan, pelerini yıldızlarla bezeli bir sihir adam duruyormuş. Sihir adam, tatlı bir gülümsemeyle "Merhaba Layım, ben senin dostun Sihir Adam," demiş.
Layım çok mutlu olmuş, "Sen gerçekten var mısın?" diye sormuş. Sihir Adam başını sallamış. "Evet, hayal eden her çocuğun yanındayım. Haydi, seni Sihirli Rüyalar Ülkesi'ne götüreyim," demiş. Layım hemen kalkmış, sihir adamın parlayan elini tutmuş. İkisi birlikte bir bulutun üzerine binmişler, gökyüzünde süzülürken yıldızları okşamışlar.
Sihirli Rüyalar Ülkesi'nde pamuk şekerden ağaçlar, çikolata nehirler varmış. Tavşanlar şarkı söyler, kelebekler dans edermiş. Sihir Adam, "Burada her şey sevgiyle büyür," demiş. Layım, bir papatyayı sevince papatyanın rengi değişmiş. "Vay canına!" diye bağırmış Layım. Sihir Adam gülmüş, "Sevgi en büyük sihirdir. Ne zaman birine yardım etsen, ne zaman bir çiçeği sularsan, işte o zaman sihir gerçek olur."
Layım bir süre o ülkede oynamış, yeni arkadaşlar edinmiş. Sonra Sihir Adam, "Uykun geldi, artık yuvana dönme vakti," demiş. Layım gözlerini kapatmış, bir anda kendini yatağında bulmuş. Sihir Adam'ın sesi odada yankılanmış: "Her gece hayal et, her gün sevgiyle büyü, küçük sihirbaz."
Layım, o gece en tatlı rüyasını görmüş. Sabah uyandığında annesine sımsıkı sarılmış ve "Anne, sevgi en büyük sihirmiş!" demiş. Annesi onu öpmüş ve "Aynen öyle, sevgili oğlum," demiş.
Ve Layım, her gece sihir adamın ona öğrettiği bu güzel sırrı hatırlayarak, mutlulukla büyümüş.
▶
🎵 hepbaby Şarkısı
Bu masalı şarkıyla taçlandır!